ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın bugün sona erdiğini düşünelim. Bu sadece bir jeopolitik gelişme değil; aynı zamanda küresel risk priminin bir anda sıfırlanması anlamına gelir. Piyasalar böyle anlarda barışı değil, ortadan kalkan riski fiyatlar.
Bugün itibarıyla en net veri enerji tarafında. Brent petrol hâlihazırda 95-100 dolar bandında işlem görüyor ve savaşın zirve anlarında 100 doların üzerine çıkmış durumda. Bunun tek sebebi arz riski. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen küresel petrolün yaklaşık %20’si risk altında fiyatlanıyor.
Savaşın bitmesiyle birlikte bu risk primi hızla çözülür. Bu da Brent’te ilk etapta 10–15 dolar arası bir geri çekilme demektir. Yani 95–100 dolar bandındaki bir fiyatın 80–85 dolar aralığına gevşemesi oldukça rasyonel bir senaryo olur. Nitekim kısa süreli ateşkes beklentilerinde bile petrol fiyatlarının çift haneli düştüğü görüldü.
Bu hareket Türkiye gibi ülkeler için kritik. Çünkü enerji faturası doğrudan makroyu belirliyor. Petrolün 10 dolar düşmesi, Türkiye’nin cari açığında 4–5 milyar dolar iyileşme potansiyeli yaratır. Bu da risk primine yansır.
Bugün Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i yaklaşık 240–250 baz puan seviyesinde. Jeopolitik risk sebebiyle kırılganlık kaynaklı bir artış bu gördüğümüz. Savaşın bitmesiyle birlikte bu seviyenin 200–220 baz puan bandına geri çekilmesi oldukça gerçekçi. Bu, dış finansman maliyetinde ciddi bir düşüş anlamına gelir.
Kur tarafında tablo daha dengeli. Şu an USD/TRY yaklaşık 44₺ bandında fiyatlanıyor. Böyle bir senaryoda sert bir düşüş değil ama yukarı yönlü baskının kırılması ve daha stabil bir bant oluşması beklenir.
Güvenli liman tarafına baktığımızda, altın savaşın en net barometresi. Savaş döneminde yükselen ons altın, risk ortadan kalktığında aşağı gelir. Bu senaryoda ons altında %7–10 arası bir düzeltme oldukça normal bir fiyatlama davranışıdır. Ancak güncel dönem için bu gerçekleşmeyebilir. Altında 2025 sonlarından bu yana merkez bankaları kaynaklı olarak tam tarif edilemeyen finansal hareketler gözlemleniyor.
Borsalar ise bu hikâyenin en hızlı kazananı olur. Küresel risk iştahının artmasıyla birlikte gelişmekte olan ülkelere para girişi hızlanır. Türkiye’de BIST100 için bu genelde daha sert yansır. Endekste kısa vadede %5–10 arası bir ralli potansiyeli oluşur. Özellikle bankacılık ve ulaştırma hisseleri bu hareketin öncüsü olur.
Ancak burada kritik bir ayrım var. Savaşın bitmesi, tüm risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Yaptırımlar, bölgesel gerilimler ve politik belirsizlik devam eder. Yani piyasa önce güçlü bir “rahatlama rallisi” yapar, ardından yeni denge seviyesini arar.
Sonuç olarak tablo net;
Brent: 95 seviyesinden 80–85$
CDS: 250 seviyesinden 200–220 bp
Altın: %7–10 düşüş (yatırım dönemi sebebiyle gerçekleşmeyebilir)
BIST: %5–10 yükseliş
Kur: yukarı baskı azalır, stabilizasyon
Piyasalar bazen bir savaşın kendisini değil, o savaşın yarattığı korkuyu fiyatlar. O korku ortadan kalktığında ise fiyatlar, olması gereken yere hızla geri döner.
Not: Rakamlar ve oransal ifadeler yatırım anlayışını değil mevcut durumun iktisadi yorumunu içermektedir. Ufak bir aksiyon tüm tabloyu tersine çevirebilir.
Muhammed Yenice

