“Faiz İndirimine Enflasyon Çelmesi..”

Enflasyon oranlarının beklenenin üzerinde gerçekleşmesi ve buna bağlı yılsonu hedefinin gerçekleşmemesi faiz oranları da dahil bir çok ekonomik parametrede belirsizlik yaratıyor. Enflasyonla mücadele ve enflasyonun yapışkan hale gelmesi ekonomik stabilitenin yakalanma sürecini gittikçe uzatıyor. Enflasyon oranlarında tek haneye düşüş ekonomiyi başarılı hale getirmeyecek olmasıyla birlikte şu an için öncelikli sorun olarak görülmesini yanlış bulmuyorum, ancak enflasyonla mücadelede izlenen yolların farklılaştırılması gerektiğini savunuyorum.

Yıl başında %33 olarak hedeflenen yılsonu enflasyonu, gelinen noktada defalarca güncellendikten sonra %44 seviyesine gelmiş ancak görünen o ki %44 üzerinde bir enflasyonla yılı kapatmış olacağız. Faiz indirimi ile ilgili bir aksiyon alınması durumunda ekonomiye negatif etki etmesi olası görünmüyor. (150-250 bp)

Parametrelerin ısrarcı yönetilmesi tecrübe ettiğimiz kadarıyla başarılı sonuçlar doğurmuyor. Kararlı duruş ve ısrarcı politikalar farklı şeyler. Ekonomi yönetimini bir sanat bilimi olarak kabul etmek gerekiyor. Türkiye dinamik bir ülke ve dinamik bir piyasaya sahip. Buradan sebeple ekonomiyi tek bir parametre ve ısrarcı bir duruşla yönetmenin beklenen sonucu vermeyeceğini her seferinde vurguluyorum.

Gecelik faiz oranları politika faizini görece aşmış durumda ve 225 Milyar TL likidite fazlası mevcut. Faiz oranlarının sembolik olarak düşürülmemesi likidite tarafında sıkıntı yaratabilir. Ayrıca henüz enflasyonda servet etkisinin görmezden gelinmesi kabul edilebilir değil. Gelişmekte olan ülkelerin varlığı elinde bulunduran kesimlerinde fiyat algısının varlıklarla paralel seyrediyor oluşu iktisadi davranış analizini zorunlu kılan konulardan biridir. Bunu gözden kaçırmak enflasyon öncelikli olmak üzere her türlü kayıt dışılık ve beraberinde ekonomik olumsuzluklara gebe bir ortam yaratıyor. O sebeple ekonomiyi uzun süre yüksek faizde seyrettirmenin riskleri artıyor. Sembolik bir faiz indiriminin faydalı olacağına inanıyorum.

Öte yandan ekonomide kararlı ve sıkı duruş sergilenmesinin faiz ile ilgili değil genel ekonomi yönetimi ile ilgili olduğunu kabul etmek gerekiyor. Sıkı duruş sadece sürekli düşük ve sürekli yüksek bir parametre anlamına gelmemektedir. Ekonominin yol haritasını sıkı takip ile yönlendirmek demektir. Aralık ayında faiz oranlarına müdahale etmenin artık doğru olup olmayacağını analiz etmenin etkisiz olacağına inanıyorum. Ekonomi yönetimi enflasyon hedefi tutmazken yılı %50 ile bitirelim ya da bahsettiğim sebeplere istinaden 150-200 bp indirim yapma kararı alsa da fark etmeyeceğine inanıyorum. Yine de ekonominin her gelişmeden nemalanan dinamik bir yapı olduğunu unutmamak gerekiyor.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın