
Başarılı bir ekonominin ihtiyaçları, kalkınmış bir ekonominin sahip olduğu özellikler ile doğrusal ilişki göstermektedir. Bu korelasyon dikkate alınmadıkça ekonomide başarılı olmanın mümkün olmadığına inanıyorum. Rezerv para sahibi, gelişmiş, teknolojik olarak geleceğe yön veren ve bir çok güçlü özelliğe sahip ekonomilerin dahi kalkınmış olduğu söylenemez. Ekonomik kalkınma tek yönlü değil, tüm yönlü bir gerçekleşmedir. Belki realist değil diyebiliriz ancak doğruluğundan şüphe etmek doğru olmaz.
Ekonomik kalkınmayı geri plana attıkça yıllar içerisinde farklı parametreler ile başarılı bir ekonomi yakalamaya çalışacağız. Farklı parametreleri denerken ekonominin ayarlarıyla oynasak da en azından adaleti sağlayalım. Asgari ücret konusu diğer konulara göre daha hassas bir konu. Özellikle resmi rakamlara göre %40’ı asgari ücretli olan işgücü piyasasının refah seviyesinde önemli bir etki yaratmaktadır. Ayrıca işgücü ücretlerinin verimliliği arttırıcı etkisi göz ardı etmemek gerekir. Üretken çalışma sağlamanın en kritik yolu doğru ücret politikası uygulamaktır.
Enflasyonla mücadeleyi; tasarrufun, servet etkisinin, denetim eksikliğinin, vergilendirme ve maliyetlerin ötesinde asgari ücrette aramak adil değildir. Bugün yapılan tüm kamu harcamaları ve vergilendirmeler geçmiş enflasyona göre yapılırken asgari ücret çalışmalarının gelecek hedefleri kapsamında yapılması, hedeflerin gerçekleşme oranının sıfıra yakınlığı da hesaba katılırsa “facia” olarak adlandırılabilir.
Aşağıda bulunan tabloda yılların içerisinde aylık enflasyon oranları TCMB verilerine göre sıralanmıştır. 2022 ve 2023 yıllarında Temmuz ayında ara zam yapılmış ve 2024 yılında yapılmamıştır.

Baktığımızda enflasyon oranlarında ciddi bir değişiklik göremiyoruz. Ya da doğrusal bir ilişki kurmak pek mümkün değil. İlgili hesaplama tamamen doğrusal ilişkinin olmayışını görmek amacıyla yapılmıştır. Ücret artışı daha önceden fiyatlanmış olabilir, mevsim etkisi yaşanmış olabilir, enflasyon yansıması bir ay +/- veya döviz, enerji ya da akaryakıt fiyatlarında değişiklik yaşanmış olabilir.
“Ücretlere zam yapılmasının enflasyona etkisi yoktur” şeklinde bir savunma yapılmamaktadır. Ücretlere zam yapılmasının enflasyona etkisi vardır. Ancak enflasyonla mücadelede halkın refah seviyesini etkileyecek şekilde ücret zamları üzerinden aksiyon alınamaz, alınmamalıdır.
Henüz asgari ücrete yüzde kaç oranında zam yapılacağı belirlenmedi. Belki de ekonomi yönetimi bizimle aynı fikirdedir. Sadece böyle hassas bir konunun kamuoyunda pervasızca dile getirilmesi ve hesaplamaya konu edilmesi kabul edilebilir değil. Öte yandan işveren yükü düşünülüyorsa vergilendirme hedeflenen enflasyon ile yapılıp, işveren desteği sağlanabilir. Asgari ücretin hedeflenen enflasyona göre arttırılmasından daha adil bir aksiyon olacaktır.
Muhammed Yenice

