Guy Debord 20.yüzyılın en önemli şahsiyetlerinden biridir. Toplumun giderek hapishaneye dönüştüğünü savunan ve bu günleri önceden görebilen Fransız filozof, eleştirel ve karamsar kişiliği ile bilinir. Sanata yön verenlerden olmuştur. Büyük bir analiz yapmış ve yıllarca süre gelebilecek bir tez yaratmıştır. Tüketim şeklinin, ülke ve bölge ayırt etmeksizin bir gösteri biçimini yarattığını savunmuştur. ”Gösteri Toplumu” (Society of the Spectacle) kitabı onun en ünlü eseridir. 1967 yılından günümüze gelen kuramsal bir kitaptır. Bu karamsar yaşam, 1994 yılında intihar ile noktalanmıştır..

Kıymetli bir hocam, bu kitabın baş ucundan ayrılmaması gerektiğini söylerdi..
Yazımı böyle adlandırmamın iki sebebi var; bu eserin sizler tarafından bilinmesini sağlamak ve yarım asrı aşkın süreden önce görülebilen bir teze ve esere olan saygım. Ben uzun zamandır ”Gösteri” konusunda eleştirel davranmaya çalışıyorum, çünkü büyük bir batak olduğunu düşünüyorum. Kayıplarımızı hızlandırıyor. Karakter ve insanlığımıza ciddi zararlar veren bir yolda hızla ilerliyoruz..
Kullandığımız eşyalara objektif şekilde bakabilirsek eğer, gösterinin kurbanı olduğumuzu görebiliriz. Her konuda elimizden geldiğince marka kurbanı olmaya çalışıyoruz. Bu arada yaptığım genelleme kişi bazında değil, davranış bazında. Kişi olarak ispat etmek biraz suçlama gibi olduğundan, herkes kişiliğine göre üstüne alınırsa daha doğru olur.
Giyim konusunda, üstümüze yakışması bazen markanın büyük görünmesinin gerisinde kalıyor. Tabi bu şekilde düşünenler düşünmeyenlere göre yüksek çoğunlukta olduğu için, bu doğru bir davranış gibi görünüyor. Oysa bunun böyle olması sadece kafalara yerleşmiş birer olgu. Para ile bence alakası yok. Şu fotoğrafı çok beğenirim;

Biraz daha farklı yaklaşmak gerekiyor sanırım konulara. Amacım kimseyi yadırgamak değil. Sadece bu gösteri tüketimini eleştiriyorum. Bende bu tüketimin bir kurbanıyım ama en azından hatamın farkındayım..
Teknolojik aletlerde aynı durum yaşanıyor. En pahalısı ve herkes tarafından beğenilen, ulaşılmaya çalışılan aletler tercih ediliyor ya da hasret kalınıyor. Şimdi pahalı olanlar, iyi olanlardır demeyin. Çünkü ben Apple telefon kullanıp ekran görüntüsü alamayanları tanıyorum. En gözde olanı tercih edenler, teknoloji ustası değil yani.

Gösteriş yapmak için elinde olmayan paraları harcayan, aslında var olmayan varlıkları yaratanlar ya da yaratma çabasında olanlar kendileri ile birlikte topluma zarar vermektedirler. Prensip sahibi insanlar tüketimlerini gelirlerine göre değil, ihtiyaçlarına göre yaparlar. Herkes ekonomi yorumladığı için artık, ”Millette para yoksa bu harcamalar nasıl yapılıyor” diye ilginç bir fikir duyma olasılığınız çok yüksek. Bazı gelişmekte olan ülkelerde harcanan para ekonomik refahı değil, sosyal ziyanı göstermektedir. Mahfi Eğilmez hocamızın ‘‘Gösteriş Tüketimi ve Züppe Etkisi” yazısına tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Ahlaki değerlerimizi de yok eden bu çılgınlığa ilgi çekmek tüm amacım. Ailesinden utananlar, kendini karamsarlığa sokup psikolojik rahatsızlık çekenler, insanları hor görenler ve Dünya’nın gidişatına ters yönde gidenler bu tüketimin kurbanları fakat farkına varamıyorlar. En azından hatanın farkına varabilirsek, vazgeçmek daha kolay olabilir.
İşte Guy Debord yıllar önce bunlara işaret etmişti. Arkadaşlarımızla dışarı mı çıkıyoruz yoksa niyetimiz gittiğimiz yerleri göstermek mi? Sosyal medya bizim etkileşim kurmamızı mı sağlıyor yoksa reklam yapmamızı mı? Bu soruların cevabı yüksek oranda sizin düşündüğünüz gibi.
Markalar nasıl davranmaları gerektiğini daha iyi biliyorlar artık. Pazarlama teknikleri bizim zayıflığımızdan güzelce yararlanıyor. Sosyal medya fenomenleri en büyük örnek. Tabi onlarda işlerini yapıyor. Sosyal ortam artık bir gelir kapısı. Herkes yapması gerekeni yaparsa, bu çılgınlık derin bir kuyu yerine saf bir su birikintisine dönüşebilir.
Bu konuyu düşünmenizi öneririm, kendimizi bir eleştirebilsek arkası gelecektir. Kitabı link ile birlikte ”Öneri Kitaplarım” kısmına ekleyeceğim. Keyifle okuyun..
Muhammed Yenice


Sizi uzun zamandır twitter üzerinden takip ediyorum. Bir gün gerçekten iyi yerlere geleceğiniz şüphesiz ortada. Sizin gibi insanlara ihtiyacımız var. Gösteri toplumuna ışık olursunuz umarım.
BeğenBeğen