
1) Türkiye: “Fiyatlama davranışı – gelir politikası – finansal koşullar” üçgeni
Enflasyonun alt kırılımı: asıl mücadele manşetten çok “yapışkan” kalemlerde..
2025 yılı TÜİK yıllık enflasyonu %30,89 (12 aylık ortalama %34,88) olarak açıklandı.
Burada kritik nokta: mal enflasyonu görece daha hızlı soğuyabilirken, hizmet enflasyonu / kira / eğitim / lokanta-otel gibi kalemler fiyatlama davranışı nedeniyle daha “yapışkan” kalıyor. Bu yüzden piyasaların asıl takip ettiği şey:
Aylık enflasyonun seviyesi kadar, dağılımı ve yayılımı (kaç kalem artıyor?) Ücret–fiyat sarmalı riski (2026 başı ücret ayarlamalarının ikinci tur etkisi)
Gelir politikası ve iç talep: asgari ücret şoku nasıl fiyatlanır?
2026 asgari ücret net 28.075,50 TL, artış %27.
Bu artışın enflasyona etkisi tek seferlik değil; iki kanaldan gelir:
Maliyet kanalı: özellikle emek yoğun hizmetlerde marj baskısı → fiyatlara yansıma Talep kanalı: alt gelir grubunda harcama eğilimi yüksek → bazı kalemlerde talep canlılığı Bu yüzden “enflasyon düşüyor” hikâyesinde en önemli risk, hizmet tarafının geç soğuması.
Finansal koşullar: sıkılık sadece politika faizi değil
Türkiye’de para politikasının etkisini belirleyen ana şey, tek başına PPK faizi değil; kredi kompozisyonu, fiyatlama, vade, menkul kıymetleşme davranışı ve likidite koşulları. Bu yüzden raporda takip edilmesi gereken “derin” göstergeler:
Ticari kredi büyümesi (özellikle KOBİ/İhracat vs Genel ticari ayrımı) Mevduat faizleri ve vade yapısı (TL’de vade uzuyor mu kısalıyor mu?) Tüketici kredilerinde (ihtiyaç/kredi kartı) yavaşlama kalitesi: “yavaşladı” mı yoksa “kompozisyon mu değişti?”
Dış denge ve rezerv: kısa vadede algıyı belirleyen iki metrik
TCMB toplam rezervleri 189,1 milyar $ seviyesine geriledi (2 Ocak haftası).
Rezervler haftalık oynar; bu yüzden piyasaya etkisi, “seviyeden” çok şu soruyla olur:
Düşüş mevsimsel/ödemeler kaynaklı mı, yoksa döviz talebi kaynaklı mı? Bankacılık sistemi davranışı (swap/çözülme) ile birlikte mi hareket ediyor?
Risk primi: Türkiye hikâyesinde “oyun değiştirici”
Türkiye’nin 5Y CDS’inin ~204–206 bp bandına inmesi (son yılların düşük seviyeleri) anlatının kalitesini değiştiriyor: daha düşük risk primi → daha düşük dış finansman maliyeti → TL varlıklara iştah.
Bunun BIST ve tahvil piyasasına yansıması genelde:
Bankalar: ülke risk primi düştükçe değerleme çarpanları desteklenir Tahvil: getiri eğrisinde aşağı hareket potansiyeli artar TL: dalgalanma azalabilir ama yönü belirleyen yine iç fiyatlama davranışı olur
Takvim: PPK tarihi yaklaşırken fiyatlama artar
TCMB’nin bir sonraki faiz kararı 22 Ocak 2026 Perşembe 14:00.
Bu haftadan itibaren piyasa, “karardan çok iletişimi” fiyatlar: metin tonu, risk vurgusu, likidite yaklaşımı.
2) ABD: “Yumuşak iniş” sürüyor mu, yoksa sürpriz riskler mi büyüyor?
ABD’de yıllık TÜFE %2,7 (beklentilerin altında) açıklandı.
Burada “derin” okuma şudur:
Manşet düşse bile Fed’in asıl baktığı çekirdek ve hizmet bileşeni. Piyasalar hızlı gevşeme fiyatlarsa, finansal koşullar gevşer → bu da enflasyonla mücadeleyi zorlaştırır.
Türkiye’ye yansıma: ABD faiz beklentileri yumuşadıkça EM varlıklarına alan açılır; ama doların yönü sadece enflasyonla değil, büyüme ve risk iştahı ile belirlenir.
3) Avrupa & Asya: Avrupa’da hedefe yaklaşan enflasyon, Çin’de toparlanma sinyali
Euro Bölgesi
Aralık’ta enflasyon %2,0’a geriledi.
ECB faizi sabit: refinansman %2,15, mevduat %2, marjinal fonlama %2,40.
Derin çıkarım: Enflasyon hedefe inse de hizmet enflasyonu nedeniyle ECB aceleci olmaz; Euro Bölgesi büyümesi toparlansa bile politika “bekle-gör” ağırlıklı.
Çin
Resmi imalat PMI Aralık’ta 50,1 (genişleme bölgesi).
Bu, emtia ve Asya risk iştahı açısından pozitif; ancak sürdürülebilirlik için iç talep ve emlak tarafı yine izlenir.
4) Piyasalar: Bu hafta “neye bakarsak” daha doğru pozisyon alırız?
BIST
CDS’in düşmesi genel olarak çarpanları destekler (özellikle bankalar). Ama haftalık yön için asıl kritik: TL faiz seviyesi + kredi kompozisyonu + iç talep sinyali.
Döviz (USD/TRY & sepet)
Kısa vadede yön: içeride fiyatlama davranışı / talep, dışarıda ABD faiz beklentileri.
Emtia (Altın / Petrol)
Altın: küresel faiz beklentileri yumuşarsa desteklenir; risk iştahı artarsa bir miktar baskı görebilir. Petrol: Çin PMI iyileşmesi talep beklentilerini diri tutar.
5) Haftanın “net mesajı”
Bu hafta Türkiye anlatısı için en kritik başlık “enflasyonun kompozisyonu + ücret ayarlamalarının ikinci tur etkisi + finansal koşulların gerçek sıkılığı”.
Merkez bankasını konuşacağız ama “faiz kaç olur”dan çok, kredi-temelli sıkılık ve fiyatlama davranışı üzerinden okumak daha doğru olacaktır..
Muhammed Yenice

