“Asgari Ücrette Gerçekçi Çerçeve; Davranışsal İktisat Ne Diyor?..”

Asgari ücret gündemi her yıl aynı tartışmayı doğuruyor:

“Enflasyon kadar mı, daha fazla mı, daha az mı artsın?”

Oysa bu tartışmanın büyük bir kısmı saf matematikten ibaret. Enflasyon hesabı yapılıyor, oranlar ekleniyor, çarpılıyor. Çoğu zaman sadece geçmiş yılın enflasyon kaybı karşılanıyor ya da karşılanmıyor…

Fakat ekonomi sadece matematik değildir; insan davranışı, beklentiler ve algılar ekonomiyi çoğu zaman formüllerden daha hızlı şekillendirir.

Türkiye’de fiyatlama davranışı, enflasyonun kendisinden çok:

Beklentilere, güvensizliğe, gelecek kaygısına, psikolojik referans noktalarına, imaj ve konumlama etkisine bağlı olarak hareket eder.

İşte bu yüzden, asgari ücrete sadece “matematiksel enflasyon + hedef + telafi” formülüyle bakmak eksik bir analizdir..

Davranışsal İktisadın Gösterdiği Basit Gerçek: Algılanan Enflasyon, TÜFE’den Hızlı İlerler

Halkın yaşadığı enflasyon ile TÜFE arasındaki fark, son yıllarda tarihin en yüksek seviyesine çıktı.

Bu nedenle asgari ücretli, matematiksel olarak %30 enflasyon görse bile psikolojik olarak %50-60 hissedebiliyor.

Fiyatlama davranışında da aynı durum geçerli: Firmalar hesapladıkları maliyet artışından daha fazlasını “gelecek belirsizliği” yüzünden etikete yansıtıyor.

Bu ortamda ücret artışı, sadece bir maliyet unsuru değil; bir beklenti yönetimi aracı oluyor..

Matematik Doğrudur, Ama Davranışsal Gerçeklerle Her Zaman Örtüşmez

Bu nedenle ben asgari ücrette şu yaklaşımı daha doğru buluyorum:

Tüm veriler matematiksel, davranışsal ve sosyal olarak masaya konulmadan yapılan hiçbir artış gerçekçi ve sürdürülebilir olmaz.

Ücret artışının amacı:

Ne enflasyonu körüklemek, Ne de çalışanı ezmek olmamalı.

Amaç beklentiyi dengelemek, algıyı yönetmek ve ekonominin psikolojik zeminini stabil tutmak.

Sonuç: Adil Artış, Matematikten Çok Davranışsal Gerçeklere Bağlıdır

Asgari ücret tartışması bir formül tartışması değildir.

Bir davranışsal iktisat dengesidir.

“Matematiği ortaya koyarım; ancak bu matematiğin davranışlarla birebir örtüşmediğini de bilirim. diyorum.

Adil bir artış için hem teknik hesaplamalar hem de davranışsal etkiler birlikte değerlendirilmelidir..

Muhammed Yenice

Yorum bırakın