Haftalık Ekonomi Gündemi Raporu

25 Kasım – 1 Aralık 2025

25 Kasım Salı / Türkiye – Kapasite Kullanım Oranı – Üretim eğilimleri açısından kritik

25 Kasım Salı / Türkiye – Reel Kesim Güven Endeksi – İç talep & yatırım iştahı göstergesi

26 Kasım Çarşamba / ABD – PCE Enflasyonu – Fed’in en yakından izlediği enflasyon göstergesi

27 Kasım Perşembe / Almanya – TÜFE (Enflasyon) – ECB faiz beklentilerini şekillendirecek

28 Kasım Cuma / Euro Bölgesi – PMI Endeksleri – Resesyon sinyalleri takip edilecek

28 Kasım Cuma / Türkiye – Dış Ticaret Dengesi

Küresel Ekonomi Gündemi

Merkez Bankası Beklentileri

Fed üyelerinden gelecek sözlü yönlendirmeler, faiz indirimlerinin zamanlaması açısından önemli. Piyasa, 2026’nın ilk çeyreğinde faiz indirimi olasılığını %62 olarak fiyatlıyor. ABD’de çekirdek PCE’nin ılımlı seyri, risk iştahını desteklese de, güçlü istihdam halen Fed’i temkinli tutuyor.

Avrupa’da Durgunluk Riski

Euro Bölgesi’nden gelecek PMI verileri kritik. Özellikle Almanya’da imalat sektöründe son 6 çeyrektir devam eden daralma, “resesyon mu yoksa yapısal dönüşüm mü?” tartışmasını gündeme taşıyor.

Türkiye Ekonomi Gündemi

Ekonomik Güven Arayışı

Bu hafta Türkiye’de açıklanacak Reel Kesim Güven Endeksi, kapasite kullanım oranı ve ekonomik güven endeksi, ekonominin üretim ve talep tarafındaki kırılganlığı gözler önüne serecek. Reel sektörün yatırım iştahı, kur baskısının azalmasıyla hafif toparlanma sinyali veriyor.

Kur Gelişmeleri

Kurda hareketlerin sınırlı görünmesine rağmen, arka planda Merkez Bankası’nın rezerv güçlendirme ve sterilizasyon adımları izleniyor.

Borsa İstanbul

BIST100 endeksi 10.922 seviyesine yaklaşırken, özellikle bankacılık ve holding hisselerinde yabancı ilgisi artıyor.

Haftanın Teması;

“Güven, bir ekonomide faiz oranından daha güçlü bir göstergedir.”

Ekonomide faiz bir sonuçtur, ama güven bir süreçtir. Türkiye’de son aylarda ekonomi yönetimi, politika faizinden ziyade sözlü yönlendirme, rasyonel politika sinyalleri ve rezerv yönetimiyle güven inşa etmeye çalışıyor.

Güven oluştuğunda sermaye gelir, para istikrara kavuşur, risk primi düşer. Yani faiz bazen sadece matematik değil, psikolojidir.

Piyasa Özeti;

Dolar/TL (USD/TRY): Yaklaşık 42,44 TL seviyesinde.

BIST 100 Endeksi: Yaklaşık 10.922,86 puan. 

Ons Altın: Yaklaşık $4.060 USD/ons civarında. 

Brent Crude Oil: Yaklaşık $63-65 USD/barrel civarında. 

Türk Lirası (TL) bu haftalarda yeniden zayıflama eğiliminde. Örneğin USD/TRY kuru ~ 42,44 seviyesinde ve geçen haftaya göre hafif yukarı yönlü bir hareket gösteriyor.  Bu zayıflamanın arkasında döviz arz-talep dengesi, ithalat baskısı ve güven algısındaki değişimler yer alıyor. TL’nin zayıflaması iç talep, kur baskısı ve maliyetler açısından ekonomide iş yapan şirketlerin bilançolarını olumsuz etkileyebileceği için yatırımcılar bir miktar temkinli davranıyor. Kurdaki yükseliş “dövizle borçlanma”, “maliyet artışı” ve “enflasyonun yeniden hızlanma riski” risklerini tekrar ön plana çıkarıyor.

BIST 100 endeksinde ise yabancı sermaye ilgisi hâlâ mevcut, ancak bu ilgi bir miktar “uygun fiyat arayışı” ve “riske göre getiri arayışı” çerçevesinde. Yani endeks yükseliyor olabilir ama bu yükseliş güçlü bir temele ya da geniş tabanlı iyileşmeye değil, kısmen “düşük fiyatın çekiciliği” ile de şekillenmiş durumda.  Ayrıca küresel ölçekte doların görece güçlü olması da gelişen ülke para birimleri ve varlıkları için baskı yaratıyor. Yani TL yalnız kendi dinamikleriyle değil, global koşullarla da birlikte zorlanıyor. Son olarak, piyasa algısı açısından “belirsizlik” hâlâ önemli bir rol oynuyor. Ekonomik politika yönü, faiz adımları ve dış ilişkilerdeki gelişmeler yatırımcı kararlarını etkiliyor. Bu da değişkenliği artıran bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.

Kapanış Notu;

“Ekonomi bazen sadece veri takibi değildir; veriyle düşünmek, düşünceyle yorumlamak gerekir.”

Muhammed Yenice

Yorum bırakın