“2025 Açılış Faizi..”

TCMB Başkanı ve ekibinin devraldığı yönetimi rayına oturtmanın basit olmadığını söylemeliyim. Buradan hareketle henüz ortada bir başarı olmasa da TCMB tarafında sürecin doğru yönetildiğini kabul etmek gerekiyor.

Türkiye’de yalnızca TCMB ve Maliye tarafından ekonomik başarı sağlatmak mümkün değil. Yapısal ve sistemsel olarak tüm alanlarda gelişmekte bile değiliz. Problemin ne olduğunu kabul etmediğimiz sürece çözümden de uzaklaşmaya devam edeceğiz.

Karar vericiler önüne konulan veriye göre veya gözlem yaparak aksiyon alırlar. Getirilen veri rakamlara eziyet edilmiş ve gerçeklikten uzak, gözlem ise liyakat, ahlak ve vicdan gerektiriyor. KKM’den çıkış kararı alınmasına rağmen döviz rezervlerinde geçmiş yıllara göre pozitif ayrışma görüyoruz. Reel faizin pozitif seyri ve faiz politikası ile bunu sağlamanın zor olmadığı görüldü. Carry trade ve servet etkisini kesinlikle göz ardı etmiyorum. Fakat faiz kararı verirken ele almak için yeterli bir rezerv artışı var. O sebeple faizlerin bugün 250bp ile birlikte kademeli olarak düşürüleceğini düşünüyorum.

Enflasyon ocak-şubat görece yüksek ve mart ayında düşük geleceğinden TCMB’nin eli rahat olacaktır. Kademeli olarak düşürülmesi de döviz tarafında ani bi hareket oluşmasını engelleyecektir. Özellikle toplantı sonrası yapılan açıklamaların bir süre daha kontrolün agresif bir şekilde TCMB tarafında olduğunun vurgulanması şeklinde olacaktır.

Her ne kadar eğip büksek ve rakamlara eziyet ediyor olsak da görüyoruz ki enflasyon düşüş trendine geçince faiz düşürülüyormuş. Ancak faiz-enflasyon ilişkisinin yanlış yorumlandığı dönemin getirdiği yeniliklerden biri faiz oranlarının anlamsızlaştırılması. Şu an mevduat ve kredi oranlarının politika faizi ile pek ilgisi olmadığını görüyorum. Ek sıkılaştırmalar, karşılıklar ve komisyon yükü bankaların davranışlarını değiştiriyor. Konjonktürel etki zamanla rekabeti de bambaşka bir noktaya taşıyacak.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın