“FED’in Şahini Semalarda Süzülmeye Devam Ediyor..”

FED yetkilileri her ne kadar farklı görüşler savunuyor olsa da Jerome Powell temkinli davranmaktan vazgeçmiyor. Bana bazı yönleri ile Alan Greenspan’i hatırlatıyor. Şahin duruşlarda hiç çekinmeden pozisyon aldığına okuduğum bir çok kaynakta rastlamıştım..

Powell enflasyonun düştüğüne olan güven seviyesini dahi “biraz” şeklinde aktarıyor. %2 seviyelerine düşüşten ziyade sürdürülebilir olmasını istiyor. Anlaşılan 30 Temmuz faiz indiriminin başlayacağı toplantı olmayacak. Bu sıkı duruşun gelişmekte olan ülkeler tarafından da örnek alınacağına inanıyorum. Aynı şekilde TCMB için de Eylül ayı öncesinde faiz indirimi beklemek Sn. Fatih Karahan’ın tutumları ile çelişmek anlamına gelir. Eylül ayı FED toplantısının TCMB toplantısından önce olması da bu ihtimali güçlendiriyor.

Ekonomiyi tek bir parametre ile idare etmenin mümkün olmadığını birçok ülke acı tecrübelerle yaşadı. Özellikle faiz üzerinden ekonomi yönetimi sağlamaya çalışmanın sanıyorum ispatlanmış bir hata olduğunu söyleyebiliriz. Bir diğer hatanın da yabancı kuruluşların dönemlik analizlerine çok fazla anlam yüklemek olduğunu düşünüyorum. Gelişmekte olan ülke ekonomileri ilgili analizlere fazla anlam yükleyerek analizlerin dönemlik değil de sonsuz olduğuna inanıyor ya da inanmak istiyorlar. Problemi çözebilmek için ortada problem olduğunu kabul etmek gerektiğini anlamak istemedikleri için bunu bir başarı olarak kabul ediyorlar. Öte yandan ekonomi yönetimine yapılan politik müdahaleler için de gün doğmuş oluyor. Dün Türkiye Ekonomisi için yapılan “Türk tahvillerinin yüksek iştah ile işlem görüyor” açıklamasının da analizden ziyade memnuniyet ifadesi olduğunu düşünüyorum. Analizi de analiz etmek gerekiyor..

Powell’ın dikkat çektiği bir diğer önemli konu borçluluk oranı. Maliye politikasının gidişine sert şekilde dikkat çeken bir açıklama yapmasıyla birlikte seçim öncesi taraflara mesaj da vermiş olduğunu düşünüyorum. Kamu harcamaları tüm dünyada tepkiler ile karşılanıyor. Ancak hangi ülkelerde öncelikli tasarruf kamudan ediliyor iyi bakmak lazım. Bu konuda herhangi bir İskandinav veya Kuzey Avrupa ülkesini örnek alabiliriz.

Faiz anlayışına bu şekilde devam edilmesi durumunda doların diğer ülke paraları karşısında değerlenmesi devam edecektir. Türkiye için yıl sonu 38-40 seviyeleri işaretlenmişti. Ben de bu şekilde gerçekleşeceğini düşünüyorum. Tabi ekonomi sayısız riske gebedir. Dünyanın bir diğer tarafında yaşanan herhangi bir olayın yankısını yukarı yönlü grafikler ya da kırmızıya dönen endekslerden duyabiliriz. O sebeple yatırım tavsiyelerinin ve bu işin uzmanlarının temkinli olması gerektiğini savunuyoruz. Kendi tasarruflarımızı, özellikle de bir başkasının tasarruflarını yersiz önerilerle yok etmenin finansal terör olduğunu düşünüyorum.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın