“Ekonomik Faturayı Ödemeye Halkın Gücü Yeter Mi..?”

Bazen yılların tecrübesi ile başarı dolu kariyerlerin ağır söylemler ile gölgelendiğini görüyoruz. Hak veriyorum ancak tasvip etmiyorum. Eleştiri gelişim yolundaki en önemli olumsuzluklardan biridir. Hele de göz göre göre hatada ısrarcı olunuyorsa ağır eleştiri her derde deva olabilir.

Sn. Şimşek tarafından yapılan açıklamaların bir süredir ekonomik açıdan problemler yarattığına inanıyorum. Şimdilik ekonominin arkasından esen bahar yelinin yerini ayaza bırakması çok zor değil. Problemi çözebilmenin ilk ve en etkili yolu problemin varlığını kabul etmektir. Ancak ekonomi yönetim şeklimiz bize problemi kabul etmekten ziyade yeni problemler yaratmak üzere çaba sarfettiğimiz bir görüntü çiziyor..

– Türkiye’nin gri listeden çıkarılması; Türkiye’nin gri listeden çıkmış olması şüphesiz pozitif bir durum. Yapılan açıklamalar paralelinde bu hususta özverili ilerlenecek mesajlarının verilmesi de çok olumlu. Ancak bilinmelidir ki Türkiye daha önce de 3 yıl süre ile gri listeye alınmıştı. Burada bu sefer gerekli ciddiyetin gösterilmesi ve tekrar girilmemesi önemli.

Asgari ücretin yeterliliği; Bana göre ekonominin en büyük başarısızlığı her daim halkın refahını baltalamak ile gerçekleşmiştir. Asgari ücrete bu seviyede yeterli demek ekonomik basiretsizliğin ve rakam katliamının tanımı olur. Rakamları eğip bükerek ekonomiye eziyet etmektense hissedilen enflasyonu dikkate almak gerekmektedir. TCMB tarafından her dönemde enflasyon beklentisi güncellenecek ise, vergilendirme konusunda ciddi sıkılaştırmalar yapılacak ise ve en önemlisi tasarruf kamu ağzında göstermelik olarak kullanılacak bir kelime olarak kalacak ise asgari ücretli ve tüm ücretlilerin refahı ile oynamak haksızlık olur. Asgari ücreti bu yılın enflasyonu ile kıyaslayacak isek geçmiş dönem farkını veriyor olmamız gerekir. Asgari ücretlinin geriden ekside geldiğini biliyor olmamız gerekir diye düşünüyorum.

Vergide kayıt dışılık; Sn. Şimşek burada doğruyu vurguladı. Birçok sektörde ciddi bir kayıt dışılık mevcut. Ahlaki seviye bu konuda yıllar içerisinde düşerek devam etti. Hatta artık vergi ödeyenlere kötü gözle bakılıyor. Bunların doğruluğuna karşın akıllarda tek bir soru var; “denetim nerede?” öncelikle bu sorunun cevaplanması gerekiyor. Devlet düzeni anlatmak için değil sağlamak için mevcuttur.

Ek vergiler; borsa kazançlarının vergilendirmesi üzerine yapılan açıklamada merak uyandıran konu; enflasyondan kendini korumak üzere ekonomiye tasarruflarını kazandıranlardan ne şekilde vergi alınacağıdır. Finansal piyasalar ile ilgili fikir belirtip kenara çekilemeyiz. Şimdiden söyleyip daha sonra kararlaştırmak sözlü yönlendirmeden bihaber olmak demektir. Zira BIST endekslerindeki düşüşü görmezden gelmek doğru olmaz.

Yurt dışı çıkış harç pulu ödeyenler sadece vergide kayıt dışılık yapan sektörlerin iş insanları değil. Halkın içerisinde bu konuya nasıl yaklaşıldığını görmek için halkın içerisinde olmak gerekir. Bu ek vergilendirmenin vatandaşa sirayet etmeyeceğini söyleyemeyiz.

Aynı şekilde özel sektör ile birlikte devlet memurları için yapılan tek maaş açıklamalarını da doğru bulmuyorum. Faturayı vatandaşa kesebilmek için gelecek ile ilgili net bir başarı projeksiyonu çizmek gerekir. Zira enflasyonun düşüşünü umut eder seviyede bekliyor olmak enflasyonun düşeceğine işaret etmez. Ekonominin 2018 yılından bu yana yarattığı faturayı da halkın hiçbir kesimi ödeyemez.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın