2018 yılı ve sonrasında yüksek oranda hissedilen yükseliş trendi ile birlikte mikro düşüşlerin ve yükselişlerin ciddi bir anlamı kalmadı diyebiliriz. Daha doğrusu yıllar içerisindeki artışa oranladığımızda anlık düşüş ve yükselişler anlamsızlaştı diye düşünüyorum. Özellikle Bireysel yatırımcıların düşük oranlara istinaden Finansal pozisyon alıyor olması ciddi kayıplara ve hatalı aksiyonlara sebep oluyor. O sebeple herkes hacmine göre fiyatlama pozisyonu almalıdır önerisini paylaşıyorum. Dövizdeki yükselişin de ciddi bir yükseliş olduğunu düşünmüyorum.
Dün yaşanan bir kaç gelişme sonucunda dövizde yukarı yönlü hareketlilik seyredildi ve şu an aktif olarak yükseliş söz konusu. Türkiye’de dövizin trendi genel olarak yükseliş eğiliminde. Son dönemde sabit seyretmesinin sebebini de rezerv biriktirmek ve ekonomik büyümeyi baltalamamak adına yatırımcıları teşvik edebilmek amacıyla dengeleniyor. Ancak bazı ek detaylar devreye girdiğinde kontrolden çıkış yaşanıyor. Açıklanan enflasyon verisi ile birlikte beklenti enflasyonun anlamsızlaştığını düşünüyorum. Çözülme de tam olarak burada başlıyor. Ardından Türkiye’nin BRICS topluluğuna katılma talebi ve Rusya’dan olumlu dönüş yapılması yükselişin en büyük sebebi. Dün yapılan tahvil ihracının da burada etkili olduğunu düşünüyorum. Zaten yıl sonu için 40 seviyesine ulaşmasa da oraya yaklaşacağının şeffafça açıklanması ekonomi yönetimi tarafından ilgili yükselişin panikle karşılanmamasına sebep oldu. Ek olarak yatırım ürünlerine vergilendirme planlaması içerisinde olunduğundan TL’den ufak seviyede bir kaçış bekliyorum. Carry Trade ile olan kısım için ise dönüşler nerede olacak izleyip göreceğiz. Ek olarak yükseliş ve düşüşe istinaden yatırımcıların almış olduğu pozisyonlar da bu yükselişi desteklemiştir.
Şimdi ekonomi yönetiminin dikkat etmesi gereken konuların başında enflasyonun geçerliliği geliyor. Çünkü enflasyonun ciddi bir problem olmaya devam edip etmeyeceğini analiz edebilmek için açıklanan oranları ve beklentiyi doğru yönetmek lazım. Burada belirli tarafları memnun etmeye çalışmak, sonucu her türlü negatife sürükleyecektir. Diğer bir konu ise carry trade yani sıcak para konusunun doğru yorumlanması gerektiğidir. Yatırımın sebebini net olarak görebilmek ve bu kaynağın sonunda pariteye konu olup olmayacağını ya da ne kadarının pariteye konu olacağını hesaplamak gerekiyor. Aksi takdirde tozları halının altına süpürmeye devam ediyoruz demektir.
Dün Sayın TCMB Başkanı Karahan’ın şeffaf yorumları üzerine CDS priminde bir yükseliş olmadığını görüyorum. Sözlü yönlendirmenin önemini bilecek seviyede hareket edilmesi gayet başarılı bir davranış. Ancak yine de faiz artırımı konusunda geç kalınmasının faiz indirimi konusunda erken davranmakla paralel seyretmemesini diliyorum. Ben henüz puslu görünümün yıl sonuna kadar dağılmayacağına inanıyorum. Umarım yaşanacak gelişmeler ekonomi yönetiminin niyeti doğrultusunda olur. Aksi takdirde ciddi bir risk planlaması yapılmış olması gerekir ki, böyle bir planlanmanın varlığından maalesef haberdar değiliz.
Muhammed Yenice

