
TCMB yönetimi 2024 yılını iyi yönetmeye başladı ve ivmelenerek devam ediyor desek yanlış olmaz. Gaye Hanım döneminde yapılan talihsiz bir kaç açıklama ve yerel seçimler hariç tutulduğunda yıllardır unuttuğumuz merkez bankacılığı kavramının yeniden diriliş gösterdiğini söyleyebilirim. Ancak her daim olduğu gibi eğip bükmeden büyük doğruların içerisindeki küçük yanlışları da es geçmeyeceğiz.
Yapılacak faiz toplantısının sonucu yüksek ihtimalle herkesin beklediği üzere sabit tutulma kararıyla sonuçlanacaktır. Ancak marifet sonucu tutturmakta değil sonucun yorumunu yapabilmektedir. Yorum ise herkesin malumat ve analiz yeteneğine göre değişkenlik gösterir. Merkez bankalarının toplantıları sonrası yaptıkları açıklamalar ve yayınladıkları raporların kararlardan daha etkili olduğunu yıllardır savunuyorum. Hem FED hem TCMB olsun her toplantı sonrası bu savunmamı tekrar teyit etmiş oluyorum. TCMB’de toplantı raporları ve son kamuoyuna açık toplantısında başarılı bir tutum sergiledi. Yine aynı şekilde vereceği karar her ne olursa olsun ardından yapılacak açıklamalar ile kararın desteklenmesi toplantının en kritik sonucu olacaktır.
Dolar kurunda bir düşüş beklentisi var. Fakat bu durumun beklentiden ziyade arzulamak olduğunu düşünüyorum. Kıymetli hocam Dr. Mahfi Eğilmez’in çok önceden yapmış olduğu; “TCMB faizi arttırırsa dolar 25 TL seviyelerine gerileyebilir” açıklaması dolar 25 TL olacak şeklinde yansıtıldı ve bu durum peşinden büyük bir zümreyi sürükleyerek götürdü ve götürüyor. Kurun 25 TL seviyelerine düşeceği konusunda yorum yapmanın anlamsız olduğunu düşünüyorum. Daha önce KKM buluşunda yaşadığımız üzere rakamların yerinden oynatılması imkansız değil. Ancak trendi ve yönü olan bir kur sisteminin kalıcı olarak düşürülmesi bu gibi aksiyonlarla mümkün olamaz. Köklü değişiklikler yapmak gerekir ki yıllardır aynı şeyleri ısrarla vurguluyoruz.
TL’de iyileşme ve USD kurunda gevşeme yaşandığını görebiliyoruz. Ancak TL’de iyileşmenin sebeplerini analiz edebileceğimiz şeffaf bir ortam yok. Oysa ki bir önceki yazımda bahsettiğim carry trade konusunun TL değerine etki ettiği aşikar. Faizler geri geldiğinde, FED faiz indirimine gittiğinde ve ekonomi hareketlenmeye başladığında nasıl bir sonuçla karşılaşacağımızı bilemiyoruz. Yatırımcının TL’ye yatırım yapmasının sebebi döviz cinsinden kazanım sağlamak ise eğer yine günü kurtarmakla yetinmiş olacağız. Yatırım için gelen para; sıcak para gibi kaygan değildir. Şu an görülen değerlenmenin sıcak para ile olduğunu düşünüyorum.
Tüm bunların sonucunda bizler ekonomiyi bozmanın bir hamleyle kolaylıkla yapılacağını ancak bir çok hamleyle geri düzeltilemeyeceğini tecrübe ettik. Aynı şeyleri tekrarlayarak farklı sonuçlar alınamayacağını da tecrübe etmemiz gerekiyor.
Muhammed Yenice

