
Carry trade finansal piyasalarda yüksek faiz oranları ile parayı değerlendirmek için swap yaparak para cinsini değiştirmek anlamına gelmektedir. Aslında düşük faizle borçlanarak yüksek faiz getirisi sağlamak üzere yatırım yapmak olarak adlandırılabilir. Burada “x” para cinsini belirli bir yere park edip düşük faiz ile borçlanarak, karşılığında yüksek faiz getirisi olan “y” para cinsini almak (tahvil yatırımı veya viop işlemleri) ve faiz oranı ile kar sağlamak amaçlanmaktadır. Swap politikasının “Carry Trade” ile birlikte başarılı olup olmadığını detaylıca analiz etmek gerekiyor. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomi politikalarını sıklıkla değiştirmesi başarının gerçekleşme olasılığını düşürebilmektedir.
Carry trade enstrümanı genelde gelişmekte olan ülke para birimlerinin dövize karşı kuru sabit veya stabile yakın seyrederken faiz oranlarının yükselmesi ile birlikte tercih edilmektedir. Meşhur heterodoks politikamız olan düşük enflasyon düşük faize bağladır tezi şu an Arjantin tarafından kullanılmakta olup; ilerleyen zamanlarda carry trade için Arjantin Pesosu tercih edilecek gibi duruyor. Güncel durumda ise TL ciddi bir ara kazanç fırsatı olarak kullanılıyor.
Carry trade için açıklayıcı bir örnek vermemiz gerekirse;
TL/Eur kurunun sabit seyrettiğini varsayalım. Euro bölgesinde %5 faiz olduğunu düşünelim. 1000 Euro borçlandığında yatırımcının TL’de %50 faiz getirisi alacağını varsayalım. 1 Eur; 35 TL’den hesaplanırsa 35.000 TL mevduatın da %50 ile değerlendiğini hesaplayalım; bu durumda 35.000 + 17.500 = 42.500 TL mevduata ulaşılacaktır. 42.500 TL / 35 (Eur Kuru) = 1.214 EUR olacak ve ödenecek EUR faizi ile birlikte 1050 EUR olacaktır. 1.214 – 1050 = 164 EUR kar anlamına gelecektir. (Vade ve vergiden bağımsız, kurun sabit olduğu düşünülerek hesaplanmıştır). (Ceteris paribus)
Tabi burada taşıdığımız riskler; faizlerin düşebileceği ya da döviz kurunun tekrar dalganabileceğidir. Şu an ilgili yatırım şeklinin revaçta olması para politikasına yabancının güvendiğini gösteriyor. Son 2 aya yakın vadede 13.6 Milyar Dolar artış gösteren TL carry işlemleri sıkı para politikasına güvenin ispatı olsa da; reel bir değerleme olup olmadığını kestirmek kolay görünmüyor. Eğer aynı politika sürdürülür ve iyileştirilerek devam ederse TL için uzun süre carry yani taşıma sinyalleri izlenebilir.
Enflasyonun baz etkisi mi, yoksa reel değerlenme ile mi azalışa geçeceğini bilemiyoruz. Burada uzun vadede ekonomiye olan güven eksikliği ve şeffaflığın henüz mikro verilere indirgenmemiş olmasının etkisi büyük. Henüz baz etkisinden ziyade bir iniş yaşanacağı meçhul. Yapılan zamların da etkili olup olmayacağı TÜİK verilerinin sağlıklı toplanıp toplanmayacağına işaret ediyor. Ayrıca para politikasının son çeyrekte gevşetileceği ön görülürken TCMB tarafından sıkılaştırmanın gereken her durumda sürdürüleceği vurgulanıyor. Tabi gerekli durumlar tanımının tarafların görüşlerine göre değişkenlik göstereceğini de göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum.
Muhammed Yenice

