“Enine Boyuna Merkez Bankası Meselesi..”

Bazen olayları sıcağı sıcağına yorumlamak analizlerin doğrudan sapmasına yol açabiliyor. Genellikle sular çekildikten sonra taşların nereye oturduğunu görmeyi sevsem de bazen sular taşarken tahmin etmeyi deniyorum. Keza TCMB Başkan değişikliği sebebiyle içimden piyasaların aşırı dalgalanacağı geçmişti ancak neyse ki kaçış rampasına atabildim kendimi..

Daha önce yapılan başkan değişiklikleri siyasi yapının hoş karşılamadığı kararların alınmasıyla gerçekleşmişti. Bir önceki değişiklik ise “rotasyon” olarak adlandırılabilir. Sayın Kavcıoğlu TCMB’den BDDK’ya atanmıştı. Hafize Hanım için ise farklı bir durum mevcuttu. Kendi isteğiyle ayrılmış veya öyle gösteriliyor olsa bile hatta medyaya yansıma şeklinden dolayı görevden alınmış olsa dahi en azından herhangi bir para politikası kararının bu değişikliğe etki etmediği kesin. Bu sebeple piyasalar şok etkisiyle dalgalanmadı. Ya da yeni başkanın nasıl aksiyonlar alacağı konusunda herhangi bir şüpheye düşülmedi. Çünkü bayrağı aldığı yerden taşıyacağı aşikardı.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı ile birlikte yeni başkan Fatih Karahan’ın yerinde açıklamaları ilk defa başkan değişikliğinin olumsuz çıktılarına set çekmiş oldu. Anladığım kadarıyla TCMB yeni dönemde enflasyonla mücadeleyi sürdürecek ancak burada hangi enstrümanlar kullanılacak şüpheli. Bankaların zorunlu karşılıkları ile ilgili iyimserlik yaratılıyor olması iç piyasanın daralması ihtimali ile karşılaşmak istenmemesinden kaynaklanıyor. Faizlerin de düşürülmeyeceğini varsayarsak dış kaynak bulmak üzere ekonomi yönetiminin vadesinin yaklaştığını düşünüyorum.

Faizlerin düşürülmesine ihtimal vermemekle birlikte bu durumun her şeyi başa döndüreceğini söyleyebilirim. Faiz artışları ile ilgili ise yeni başkanın piyasayı kokladıktan sonra karar alacağını düşünüyorum. Yüksek ihtimalle olacakları mart ayının başında yerel seçimlere az bir süre kala daha net hissedebileceğiz.

Şu an için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TCMB ve BDDK tam koordinasyonda çalışacak gibi görünüyor. Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıklamalarından merkez bankası değişikliğinden memnun olduğu da açıkça anlaşılıyor. Yaşanan bu hadiseler ekonomi ve merkez bankacılığı açısından çok pozitif ya da takdir edilesi olaylar değil. Ancak önceki değişiklikler gibi bir olumsuzluk yaratmadığını da söylemeden geçmeyeyim.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın