“2024 Yılının İlk PPK Toplantısı”

Bir süredir ekonomi tarafında sular durgun seyretse de henüz rayına oturmamış bir enflasyon var. Faiz kararlarına rağmen ne yabancı para ne de enflasyona karşı bir başarı kazanılamadı. Bunun sebebini faiz artışlarının etkisizliği olarak yorumlamaktansa doğru kararı yanlış zamanda almanın ekonomide ne denli tahribat yarattığını analiz etmek daha doğru olacaktır. Umarım siyasi irade faiz artışlarının neden işe yaramadığını anlamaya çalışırken koltukları sallayıp yeni krizlerin yaşanmasına yol açmaz.

TCMB hususunda bir süredir çıkan haberler bu toplantıyla ilgili herhangi bir etkiye yön vermeyecektir. Merkez bankasından bağımsız olarak söylemeliyim ki koltukların kayıtsız şartsız biat etmeyi saygılı ve erdemli bir yaklaşım olarak üstlenenlere teslim edilmesi uygarlaşamıyor oluşumuzun ispatıdır. Bizim skandallara yaklaşımlarımız güruhlara göre değişiyor diyebiliriz. O sebeple haberlerin toplantıya yansımasının yalnızca teselliden ibaret olacağını düşünüyorum.

Toplantı sonucunda 250 baz puanlık artışı yapılabilir. Hatta sabit tutulmasını beklemiyorum desem yeridir. Fırsat bulmuşken arttırmak kronikleşmiş bir merkez bankacılığı anlayışımızdır. Faizlerin %45 seviyesine gelmesinin döviz yönüne etki edeceğini düşünmüyorum. Bir de piyasa bu durumu fiyatladı anlayışı var ki o fiyatlama nasıl hesaplanıyor hiçbir fikrim yok. “Fiyatladı” anlayışını savunanların da bir fikri olduğunu düşünmüyorum.

Enflasyon konusunda henüz ilgili kurumların hissedilen enflasyonu çürütme çabaları bitmemiş görünüyor. Aynı çabayı enflasyonu düşürmek için gösterseydik şimdi böyle bir problemimiz yoktu ancak problemi görmeden ve kabul etmeden farklı çözüm yolları aramaya çalışmakta üstümüze yok. Bu gidişle patinaj çekmeye devam ederiz diye düşünüyorum.

Yorum bırakın