“”2024 Yılında Türkiye ve Dünya Ekonomisi..”

2023 yılı Türkiye ekonomisi açısından kötü geçti desek hata olmaz. Son çeyrekten itibaren düzelme sinyal ve aksiyonlarını da görmezden gelmek haksızlık olur. Ancak 2023 yılı için yeterli olmadı. Dünya ekonomisi de büyüme tahminlerini sabit (%3) tutsa da resesyon da olduğuna inanıyor ve bu tehlikeyi göz ardı edemiyor.

Daha önce bahsettiğim gibi büyüme ve kalkınmayı birbirine karıştırıyoruz ve bu durum menfaatlerimizi okşadığı için değiştirmek istemiyoruz. Biz derken kastım; ekonomiyi politik menfaatlerine göre yöneten tüm dünya ülkeleridir. Büyüme ekonomik rakamsal gelişmeyi gösteren bir parametredir. Kalkınma ise altı dolu bir parametre olup; refah seviyesinden tutun teknolojik katma değerli gelişime kadar her şeyi kapsar. Tabi kalkınmayı ölçmek rakamsal ifadelerle pek mümkün olmadığından ve sosyal toplum sayısal ifadelerle ikna edildiğinden kalkınma her daim geri plana atılıyor.

2024 yılında Dünya üzerinde 45’i aşkın sandığa gidilecek seçim var. Bunlardan bizim için önemli olanı ve mart ayında yapılacak ilki Türkiye Yerel seçimleri, ikincisi haziran ayında yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimleri ve üçüncüsü ABD Başkanlık seçimleri. 2024’ün gayet politik bir yıl olacağı açıkça ortada.

Enflasyon problemi 2024 yılının ana gündemi olmaya devam edecek hatta büyüme ile birlikte karar mekanizmalarının bu durumu raydan çıkarması çok zor bir ihtimal değil. Hem büyüme tarafında endişelenirken hem de enflasyonu dizginlenmeye çalışmak sıkıntıyı nasıl bir düzeye taşır bilemiyorum. Önümüzdeki yıl IMF ve kıdemli finans kuruluşlarının beklentileri sürekli revize edeceği bir yıl olacak diyebilirim.

Kümeyi daraltıp ülke bazında ele alırsak Türkiye’de ekonomi toparlanmaya başlarken, döviz kurlarının yüksek seyredeceği, borsada belirli firmaların ciddi anlamda prim yapacağı ve enflasyonun yüksek oranlarda stabil seyredeceğini düşünüyorum. Faiz oranları konusunda ise normalleşme süreci için 2024 yılının son çeyreğini işaretleyebiliriz. Kısıtlamalardan ziyade enflasyonda kalıcı iyileşme ile koordine ilerlenmesi gerektiğini de vurgulayayım. Hesaplamalar bir yıl geriden kıyaslanarak yapıldığı için toparlanma sinyallerinin can yakmayacağını söyleyemem.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da ekonomide en büyük beklentim rasyonel davranılması. Yani rakamları eğip bükmekten ziyade kalıcı bir iyileşme senaryosuna geçilmesi umudundayım. Ekonomiyi yalnızca belirli parametreler üzerinden (faiz, enflasyon, cari açık, döviz kurları) idare etmeye çalışmak temeli daha da güçsüzleştiriyor. Bu sebeple tüm sarsıntılarda çatlaklar oluşuyor. Daha sağlam bir temel oluşturmak için ekonomiye etki eden tüm yapısal alanları geliştirmemiz gerekiyor. Ben başka ülkelerin örnek alınmasından yana değilim. Benim 2024 için tek dileğim ekonomi de dahil tüm alanlarda uygarlık seviyelerini zorlamamızdır..

Muhammed Yenice

Yorum bırakın