
Ekonomi yönetiminin 2024-2026 arası dönemlerin ve 2023 yılının son çeyreğinin nasıl yönetileceği, ekonomik parametrelerin hangi oranlarla sonuçlanacağı beklentisi açıklandı. Başarısız bir OVP değil ve diğer programlara göre gayet rasyonel, ancak çok farklı bir yönetim şekli göremediğimi baştan söylemek istiyorum.
Sayılara takılmanın yersiz olduğu inancındayım. Daha çok anlatılmak istenen ve daha önceki programların başarılı sonuçlar verip vermediğine odaklanmak gerekiyor. Aslında programın başarılı sonuç vermesinden kastım oranlara yaklaşılıp yaklaşılmadığı. Yoksa sadece program açıklayarak ekonomide başarılı olmanın imkansızlığından bahsetmemiz zaten yersiz olacaktır.
Ovp beklentiler açısından gayet rasyonel ve aynı zamanda yönetim şekli de olması gerekene çok yakın. Ancak davranışsal açıdan her kesimi memnun etmeye çalışılmış ve az da olsa rakamlar bu yönde törpülenmiş görünüyor. Bunu net olarak işsizlik rakamları beklentisinin %9.9 seviyesine düşürüldüğü 2025 yılında görüyoruz. Önceki yıllarda açıklanan programların %85 ve üzerinde kısmı beklentileri çok aşmış veya çok altında kalmış. Beklentiler açısından sınıfta kalmış diyebiliriz. Bu da beklenti yönetimi ve dolayısıyla ekonomi yönetiminde başarılı olunamamış gerçeğini yansıtıyor. Ancak bu program açık ara rasyonel ve umut verici..
Türk ekonomisi büyümeden vazgeçmiyor. Anlaşılıyor ki yapısal reformlar ekonomi ve diğer dallarda olduğu kadar yapılacak. Büyümeden vazgeçmediğimizde otomatik olarak cari açık, enflasyon ve döviz kurlarında yükselişin kolaylıkla alt edilemeyeceği gerçeği gözler önüne seriliyor. Daha önceleri de örnek verdiğim gibi çocuğumuzu obez bir şekilde büyütmeye devam ediyoruz, maalesef..
Orta Vadeli Program içerisinde bahsi geçen diğer konular ise şöyle; Finans Merkezi’nin geleceği net olarak anlatılamadı sanırım. Londra ve New York Borsalarının kıymetli maden piyasalarına yön vermesinden hareketle BIST Finans Merkezi içerisinde Dünya’nın takip ettiği bir piyasa haline nasıl gelecek veya ne takip edilecek? Cevabın tam aktarılamadığını düşünsem de kulağa hoş geldiğini söylemeden geçmeyeceğim. Öte yandan yeşil ekonomi ve emisyon hususlarının programda hatırı sayılır şekilde yer alması gelişmişlik açısından olumlu aksiyonlar. Ayrıca dijital Türk Lirası ve kişi başına düşen milli gelirde artış hedeflenmesi de olumlu maddeler.
Programda içime sinmeyen bir diğer nokta bütçe harcamaları ve gelirlerin dengeli şekilde artırılması. Yani tasarruftan ziyade gelirin artması ve harcamaların da gelire oranla artırıldığını görüyoruz. Hatta harcamaların artacağı ve gelirin de ona yaklaştırılacağı hedeflenmiş olabilir. Kamu mali disiplini böyle çalışmaz, bilelim. Gelirlerin harcamaları karşılayacak seviyeye getirilmesi vergilerin daha da artmasına ve çeşitlendirilmesi sayesinde olacaktır. 2023 yılından da hatırlanacağı gibi bu durum can yakıcı olacaktır desem abartmış olmam. Son olarak da büyüme arka plana atılmazken sıkı para politikası nasıl izlenecek bilemiyorum. Hem enflasyon, hem cari açık, hem sıkı para politikası, hem büyüme, hem de kamu tasarrufu nasıl bir arada yürütülecek ve başarılı olacak sorusunun yanıtı programdan ziyade uygulama ile yorumlanabilecek. Şimdi oturup alınan aksiyonları izleme zamanı, asıl analizi programdan ziyade aksiyonlar üzerinden yapmamız doğru olacaktır.
Genel anlamda hoşuma giden bir program açıklandı desem yeridir. Umarım programa paralel politikalar izlenir ve umarım değişiklikler niyet edilen rasyonel zemine göre yapılır.
Muhammed Yenice
Muhammed Yenice

