“Faiz Kararı ve Beklentiler Üzerine..”

“Bilim, batıl inanç zehrinin en büyük panzehiridir” demiş ekonominin babası Adam Smith. Biz ise basit olanı yani panzehirimizi kullanmak yerine ısrarla heterodoks politikalarımızla ekonomiyi zehirlemeye devam ediyoruz. Yolun sonu gittikçe flu bir hal alıyor desem yanılmam.

PPK toplantısı öncesi yatırım haberleri veya finansman hususunda bir kaynak bulunduğu duyurularının etkili olabilmesi için öncelikle şeffaf olması gerekmektedir. Şeffaflık doğru ekonomi yönetiminin bir bileşenidir. Zira faiz toplantıları ardından yapılan açıklamaların, kararlardan daha ziyade etkili olması veya uzun vadeli etkinin bu açıklamalara bağlı olması da şeffaflık ile ilişkilidir. Aksi takdirde alınan kararlar etkisiz ve gösterge olarak kalmaya devam edecektir.

TCMB’nin vergi zamları üzerine faizleri aşırı artırma ihtimali ortadan kalktı diyebilirim. Türkiye ekonomisinin büyüme sevdasının bu şekilde baltalanacağını düşünmüyorum. Yüksek ihtimal bu yıl faiz, enflasyon ve büyüme hatal bir şekilde kontrollü tutulmaya çalışılacak.

Döviz hususunda geri çekilme olması mümkün. Benim için bu bir düşüş sayılmayacak ama genel kanı bu şekilde olacağı için söylemekte fayda var. Tabi bu sadece anlık bir düşüş olacağı için söyleme gereği duyuyorum. Trendin yukarı yönlü oluşu kaçınılmaz, FED’in faiz artırımlarına devam edeceği kanısıyla birlikte bir adım geri atılsa da hedefin ileri doğru olduğunu söyleyebilirim. Borsa ve diğer yatırım araçları için ise şunu söyleyebilirim ki faiz ve enflasyon dengesizliği devam ettikçe yükseliş devam edecektir.

Para Politikası Kurulu’nun faizleri %18-20 aralığında tutacağını düşünüyorum. Buradan hareketle kredi faiz/kar paylarının biraz daha yükselecektir. Şu an için öncelikli konunun taban için enflasyon, tavan için faiz ve büyüme olması sebebiyle alınacak kararları ve ardından yapılacak açıklamaları, izlenecek aksiyonları takip etmekte fayda var diye düşünüyorum.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın