“Yeni Kabine ve Ekonomi Yönetimi Politikası“

Ekonomi yönetimi hususunda beklentiler çeşitlenmeye devam ediyor. Bir tarafta enflasyon diğer tarafta para arzı ve finansmana ulaşmak üzere adımların ön plana alınması talep ediliyor. Aslında ekonomi yönetimi tüm alanları aynı alanda idare etmeye çalışırken bazı fırsatları elinden kaçırıyor diyebilirim.

Eğer enflasyon ile mücadele edilecekse bunun finansman ve para arzında sıkılaşma ile çözüleceğine inanmak yanlış olur. Enflasyonun asıl sebeplerine müdahale edilmedikçe ancak günü kurtarma anlayışı hakimiyet göstermeye devam eder. Ayrıca politika ve piyasa faizlerinin de arasında gitgide açılan makas günü kurtarmaya da yetmiyor diyebilirim.

Enflasyon ikinci plana atılacak ise eğer; acilen finansman sorununun çözülmesi gerekir. Aksi takdirde büyüme yavaşlarken yüksek enflasyon durumu yaşanır ve stagflasyon dediğimiz ekonomik terimle karşı karşıya kalırız. Stagflasyon; enflasyon ve durgunluğun birbirini tetikledikçe büyüttüğü bir durumdur. Stagflasyon yaşanmadan bu konuda kararlı olup, gerekenleri hızlıca yapmak gerekir.

Herkesin merakla beklediği kabine açıklanmadan önce söylemek isterim ki kişi fark etmeksizin uygunlanacak reçete açık ve net bir şekilde ortadadır. Eğer farklı bir politika yürütülmesi düşünülüyorsa bu da ortak bir akılla ilerletilmelidir ki pozitif söylemlerden hareketle böyle uygulanacağına inanıyorum. TCMB Başkanlığı ve ekonomi yönetimine getirilmesi ön görülen kişilerin bilgi ve tecrübeleri olumlu seviyede, ancak kişilerin malumatlı olmalarından ziyade doğru politikayı uygulayacak ve uygulattıracak marifette olmaları gerekmektedir.

Tüm olumlu görüş, söylem ve tercihlerden hareketle finansal piyasaların ne şekilde ilerleyebileceğine dair fikirlerimi paylaşayım;

⁃ Faizler; piyasa ve manşet faizlerin enflasyona uygun şekilde dengeleneceğini düşünüyorum. Düşük veya yüksek faiz politikası fark etmeksizin bir noktada üçlüyü dengeleyecek seviyede anlaşılması gerekiyor. Faizleri anlamsızlaştırmak veya ekonomiyi faiz yönetiminin üstüne inşa etmekten ziyade faizi gerektiği kadar ve doğru seviyede yönetmenin doğru olacağını düşünüyorum.

⁃ Döviz Kurları; yıl sonu beklentileri yüksek olsa da döviz kurlarının kendini dengeleyeceği seviyeye gidip bir süre orada seyredeceği görülüyor. Pozitif etkili olabilecek ekonomi yönetimine seçilen bireyler yükselişin daha hafif atlatılacağı bir politika izleyebilir. Bu durumda dövizlerin reel bir seviyede olması da ön görülebilirlik açısından olumlu olacak ve ekonomik gidişatın önünde olan sis bulutları dağılacaktır.

⁃ Borsa; borsanın yatırımcı açısından özellikle 2024 yılında sevindirici olacağını düşünüyorum. 2022 ve 2023 yılları belirsizlik ve risklerle dolu yıllar olduğundan borsanın bu sırada çok düşük kaldığı birçok uzman tarafından kabul ediliyor. Ekstra atılacak adımlarla yabancı yatırımcının da talep göstermesi durumunda beklediğimizin de üzerinde bir yükseliş görebiliriz.

Buradan hareketle henüz kabinenin belirlenmediği, ekonomi politikasının hangi yönde yürütüleceğinin açıklanmadığı ve risklerin henüz tam anlamıyla saptanmadığı bir piyasada yorum yapmanın doğru olmadığına inanıyorum. Bildirimlerim olması gerekenler ve olmasını istediklerim aslında. Finansal piyasalar hakkında şu an kesin tutumlar ile yönlendirilme yapılması felaketten ziyade bir şey değildir. Öncelikle açıklamaları dikkatle beklemeli, hatta büyük yatırımcılar için bir süre ekonomik politikaların ne yönde sürdürüleceğinin de izlenmesi gerektiği kanaatindeyim.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın