Enflasyon ve Asgari Ücret Artırımı Arasındaki Çıkmaz..

Şüphesiz asgari ücretin yükseltilmesi enflasyon ortamında atılması gereken bir adımdır. Asgari ücret; paranın değer kaybetmesi sonucunda insanların alım gücünün düşmesi sebebiyle yetersiz kalacaktır ve yükseltilmesi sonucunda insanlar daha rahat bir yaşam süreceklerdir. Ancak bu bahsettiğimiz normal bir ekonomik seyir içerisinde gerçekleşir. Ülkemizde enflasyonun kronik görünüm sergilemesi ve asgari ücretin yoksulluk sınırının altında kalması sebebiyle asgari ücret artışı bu problemi çözme hususunda yeterli olmamaktadır.

Yoksulluk sınırı Kasım ayı itibarı ile 25.365 Türk Lirası olarak hesaplanmıştır. Bahse konu rakam 4 kişilik bir aile üzerinden hesaplanmaktadır. Yani; yeni yılda anne ve babanın asgari ücretle çalışması durumunda 8.506 + 8.506 = 17.012 Türk Lirası total gelirle yoksulluk sınırına ancak 2/3 seviyesinde ulaşabilmektedirler. Türkiye’de asgari ücretle çalışanların iş gücüne oranı farklı araştırmalar sonucu 2021 ve 2022 arasında %57 ve %46 arasında değişkenlik göstermektedir. Asgari ücret ile çalışan oranının enflasyonist bir ortamda yüksek seyretmesi yoksulluğun artışına sebep olmaktadır.

• Peki enflasyonun sebebi asgari ücret artışı mıdır?

Asgari ücret artışının zaman içinde anlamsız hale gelmesi enflasyonun farklı sebeplerle rayından çıkmış olmasıyla ilgilidir. Asgari ücret artışının enflasyonu engelleyebileceği nasıl yanlış bir düşünce ise, asgari ücretin artırılmasının enflasyonu körükleyeceği ve bu sebeple artırılmaması gerektiği düşüncesi de yanlıştır.

Problemin özünü görmek basiretli kararlar alabilmenin en önemli koşuludur. Problemin özü; enflasyonun ne sebeple arttığıdır. Ülkemizde maliyet enflasyonu ve düşük bir oranla kısmen talep enflasyonu yaşanmaktadır. Talep enflasyonunu düşük bir ihtimalle konut piyasasında görüyoruz diyebiliriz. Ancak geri kalan kalemler; maliyetlerin artış göstermesiyle sepetin yükselmesine sebep olmaktadır.

Enflasyon probleminin çözülmesi için atılacak adımlardan en önemlisi denetimdir. Devlet denetleyici gücünü göstererek ve adil davranarak bu sorunu büyük ölçüde çözebilir. Aksi takdirde enflasyon beklentilerinin bozulması sebebiyle “fırsatçılık” adı altında belirli kesimleri suçlamak kolaycılık olur. Geri kalan çözümlerinde Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca çeşitli yapısal reformların eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Kalıcı bir çözüm için eninde sonunda sürekli bahsedilen reform adımlarının atılması gerekmektedir. Aksi takdirde durmadan yükselen fiyatların çeşitli müdahaleler ile durdurulması pek imkanlı görünmüyor..

Muhammed Yenice

Yorum bırakın