“Enflasyon; Yaşam Kalitesinin Katilidir..”

Son 24 yılın en yüksek enflasyon oranıyla karşı karşıya kalmış durumdayız. Dünya genelinde enflasyon ile ilgili problemler olduğunu biliyor olsam da; arada dağlar kadar fark olduğunu görmezden gelmek saygısızlık olur. Aslında bugün olayı ekonomik olarak değil; duygusal ve sosyal olarak ele almak istiyorum..

Yaşam kalitesinin parayla ilgisi vardır, ancak çok parayla alakası yoktur. Olaya şu açıdan yaklaşmanızı öneririm; çevrenizde çok zengin olup standart bir hayat yaşayanlar ve normal maaşlarla aktif, keyifli ve kaliteli yaşam sürenler vardır. Tabi servetin el değiştirmesi belki kaliteli yaşayan topluluğun daha kaliteli yaşamasını sağlayabilir. Ona da dünyanın kanunu deyip geçmek gerekiyor. Enflasyon ise benim için her şeyden öte ülkemin para biriminin kağıttan değersiz olması ile ifade ediliyor. Değeri hafif pahası ağır olan ürünlerle doldu etrafımız. Aslında ürünün değeri sabit ancak pahası enflasyon sebebiyle artıyor. Ufak tefek parçalara cüzdanda taşıması zorluk yaratacak seviyede paralar ödeniyor. Enflasyonun asıl yıkım yarattığı taraf bu benim açımdan. Zira 1.Dünya Savaşı sonrası erzak almak için Alman halkının kucak dolusu paralar ödediği sahneler sürekli gözümün önüne geliyor.

– Sebep Faiz Oranları Mı?

Tek başına değil. Asıl problem geçmişten bugüne süre gelen ekonomik risklerin önünün alınması yerine halının altına süpürülmesidir. Ekonominin önünde faizden ziyade eğitim, ahlak, adalet vb riskler varken sebebi faize bağlamak kolaycılık olur. Neoklasik yöntemin uygulanmadığı, bu dakikadan sonra uygulanacak neoliberal yöntemin de farklı problemler doğuracağı bir ekonomik süreçteyiz. O sebeple verilen reçetelerin tam olarak sağlıklı bir ortam yaratacağını düşünmüyorum.

Çözüm için kontrollü bir şekilde zamana bırakmanın doğru olduğuna inanıyorum. En azından bu süreçte bireysel iktisadi davranışlardan tutun kamu iktisadi davranışlarına kadar var olan tüm aksiyonların maksimum verimlilik ve dikkat içermesi gerekmektedir. Aksi takdirde bugün yaşadığımız sıkıntıları arar hale gelebiliriz.

Toparlamak gerekirse değinmek istediğim siyasi bir eleştiriden ziyade hüzünlü bir yaklaşımdır. Artık sebeplerle değil sonuçlarla ilgilenme vakti. Zaman hızla akıp geçerken dikkatten kaçan veya geleceğe bırakılan her hamlenin geri dönüşü yıkıcı olabilir.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın