
Güncel ekonomik olaylar içerisinde beni en mutlu eden kısım; analiz yapılabilirlik açısından konuların artıyor olması diyebilirim. 2018 sonrasında genel ekonomi politikalarının farklı şekillerde kullanılması farklı alanlar ve farklı bakış açıları sunmaya başladı..
Evet kıymetli dostlar, faiz oranları artırılmadan parasal sıkılaşma gerçekleştirilebilir. Merkez Bankaları veya hükümetler farklı politikalar izleyerek parasal sıkılaşma deneyebilirler. Kredi politikaları, bankalara karşı çeşitli sıkılaştırma uygulamaları (kredi kısıtlaması, zorunlu karşılıklar vb.), ihracat ve ithalata getirilen zorunluluklar gibi uzatabileceğimiz maddeler sıkılaşma amacıyla uygulanabilir. Faizden daha etkili veya etkisiz olur şeklinde kesin bir görüş sergilenmesinden ziyade güncel ortama göre farklılıklar gösterebileceğini söylemek gerekir. Ekonominin çeşitli etmenlere göre değişkenlik gösteren bir matematik olduğundan daha önce de bahsetmiştik. Döneme göre etkinin farklılık göstereceğini söyleyebiliriz.
Güncel ekonomik durum için değerlendirmek gerekirse; negatif reel faizin %65 seviyelerinde olduğu, üretim ve yatırım yapmak için gereken malların %85’inin dövize bağlı olduğu, kurun yüksek olduğu, cari açığın var olduğu, enflasyonun %79 olduğu, yakın zamanda iç ve dış politik risklerin olduğu bir ekonomi için faiz dışında bir adım ile sıkılaşma yapılmasından ziyade faizle birlikte çeşitli sıkılaştırma politikalarının uygulanması daha doğru olur düşüncesindeyim. Çünkü ekonominin temel parametrelerinden ziyade sadece temel parametrelere ek olabilecek politikalar uygulanması çeşitli sektörlerin ve sonucunda tüketici davranışlarının zorluk yaşamasına sebep olmaktadır.
Türkiye’de kurumsal ve ticari kredilerin kısıtlanması bazı sektörlerin sadece kredi ile devrini gerçekleştirdiği gerçeğini görmezden geldiğimizi gösteriyor. Öncelikle sermaye ve yatırımların doğru hesaplanması gerekir. Aksi takdirde üretimde gerileme yaşanacağı riski ile karşı karşıya kalınabilir. Sektörde üretimi durmuş şirketler ile her gün karşılaştığımı söyleyebilirim. Ayrıca bireysel kredilerde de kısıtlama yaşandığı görülüyor. Öte yandan bankaların da baskı altında bırakıldığı gerçeği karşımıza çıkıyor. Baskı ile ekonomi düzene değil, zora sokulur. Türkiye ekonomisi için bu şekilde bir parasal sıkılaşma deneyinin istenen sonucu vermeyeceğini düşünüyorum..
Buradan hareketle ekonominin kafasını karıştırmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Muhtelif zamanlar içerisinde farklı politikalar izlemek sistemin karışmasına sebep olabilir. Ekonomik riskler yeterince fazlayken suyun durulmasını sağlamak, suyu bulandırmaktan çok daha mantıklı geliyor.
Muhammed Yenice

