
TCMB bugün beklentilerin dışında bir karar alarak politika faizini %13 seviyesine indirdi. Genel çoğunlukta görüştüğüm tüm uzmanlar ile birlikte böyle bir karar alınması beklenmiyordu. Ekonomik olarak da doğru bir karar olduğunu söyleyemeyeceğim..
Geçenlerde görüştüğüm bir yakınımla aramızda geçen sohbet üzerine yola çıkıp uzun uzun düşünme fırsatım oldu.. Yakınım bir üretici, yani ÜFE oranını 12 aylık olarak %97,30 ve geçen yılın aynı ayına göre %144,61 artış olarak ele alırsak yakınımız bu artıştan nasibini alan tarafta diyebilirim. Konuşurken istemsizce bir önerme çıktı; şöyle ki fiyatlar gerekirse yüksek bir yere sabitlensin ama stabil kalsın ki sürekli zam yapıp müşteri kaçırma durumu yaşanmasın.. Aslında ekonomik bir yaklaşım olarak kabul edebilmek pek mümkün değil. Ancak davranışsal olarak talebin ne olduğuna dair açık bir görüş oluştu. Gerek üretici, gerek tüketici olsun artık tek düze bir fiyat beklentisi var. Yükseklik ikinci plana atılmış görünüyor..
Beklentileri yönetebilmek ekonominin en ana konularından biridir. Beklentileri yönetmede dünya ekonomisi ortalamanın altında bir performans sergilerken biz de durum daha düşük seviyelerde. Doğru olanı yapmayı erteliyor, beklenmedik anda beklenmedik kararı almaktan çekinmiyoruz. Bu durum ekonomik parametreleri nereye kadar ilerletebilir bilemiyorum. TCMB tarafından yaşatılan şokun etkilerini ya da ne hesaplanarak böyle bir karar alındığını ilerleyen günlerde göreceğiz.
Şimdiden sonra olacaklar hakkında söyleyebileceklerim sadece şunlar; döviz kurlarının ve döviz kuruna bağlı enflasyonun geri çekilmesi amacıyla bir müdahale olabileceği beklentisi çok büyümeye başladı. Benim şahsi fikrim böyle bir yol yok.. Herhangi bir formül ile kurlar geri çekildi diyelim, beni asıl düşündüren kurlar geri çekilince Türk Lirası’ndan kaçış nasıl engellenecek? Tüm bunlar artık işin mutfağında olanlar için de soru işareti oluşturmaya başladı..
TCMB için alınan kararların doğru temeller üzerine sürdürülmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Aksi takdirde ilerleyen uzun ya da kısa vadede problemleri büyümesi kaçınılmaz olacak. Henüz seçim öncesi yaşanacak riskler ekonomiye etki etmiş değil. Bunları hesaplamadan ilerlememeliyiz..
Muhammed Yenice

