
Mutlak bir insanın hayatta hedeflemiş olduğu bazı ana varlık kazanımları bulunmaktadır. Günümüz için bu varlıkları konut, taşıt veya ekstra olarak yazlık konut, arsa olarak değerlendirebiliriz. İnsanlar aileleri ile birlikte sıcak bir yuva oluşturmak isterler. Bu anlayış dünyanın her yerinde hemen hemen aynıdır. Bu sebeple de öncelikli hedef konut sahibi olmaktır. İnsanoğlunun bu isteğine ilk insandan itibaren barınma ihtiyacının önceliği olarak yaklaşabilirsiniz.
Tabi belli başlı hatalı sayabileceğim farklılıklar bulunuyor. Mesela sıcak bir yuva kurmak için alınan bir konuta ek olarak sürekli yatırım amacıyla ev almak finansal anlamda mantıklı değildir. (Konut fiyatlarının yükselmesi sebebi ile kâr edenler konut yatırımının mantıklı olduğunu düşünseler de olaya finansal yaklaşmak zorundayız ve finansal olarak mantıklı değildir). Mantıklı olmamasının sebebi fiyatların sürekli yükselmesi bir tarafın varlığını arttırmasına sebep olsa da diğer tarafın talebini karşılayamamasının ekonomiye verdiği tahribattır. Varlıklı, orta ve düşük varlıklı insanlar olarak aynı ekonomik düzende yer alıyoruz sonuç olarak. Örnek vermem gerekirse; bugün bir konutu 1.000.000₺ tutarında sattığınızı düşünelim. Aynı konutu fiyat artışıyla bir daha almaya kalkarsanız 2.000.000₺ tutarında satın alacağınız için bu sizin geçmişe göre karlı ancak geleceğe göre sabit veya negatif olduğunuzu gösterir. Tabi burada faiz sebebiyle yatırımın mantıklı olacağını düşünürseniz bu yazı ekonomik bir yazı olduğu için mantığı anlamak üzere “Ceteris Paribus” yani “Geri Kalan Tüm Değişkenler Sabitken” kuralı ile analiz etmeniz gerekmektedir.
Konut fiyatlarının bu denli can yakıcı olmasının sebebi şüphesiz yükselen enflasyon, düşük faiz çıkmazı sebebiyle herkesin kendini garantiye almak üzere yaptığı fiyat artırımlarıdır. Ancak birden fazla artı sebepler var. Mesela inşaat üzerine ekonomiyi büyütmek ve arzı sıkıntıya sokmak, talebi karşılamak üzere faiz desteği sağlamak (bir önceki yazımda 0.99 faizli konut kredisinin hatalarını anlatmıştım), denetim eksikliği, finansal okuryazarlık eksikliği sebebiyle yatırımı sadece konutla sınırlandırmak, varlıklı sınıfın fiyat gözetmeksizin satın alımları, yabancıların yabancı para karşılığı konut satın alması gibi ekleyerek devam edebileceğimiz bir sebepler zinciri içerisindeyiz.
Ülkemizde ekonomi genellikle negatif zamanlarda ortaya çıkan bir bilim dalı. Ben üzülerek bu durumu ortadan kaldırmak üzere çaba gösteriyorum. Umutlu olmaya çalışıyorum. Pozitif herhangi bir şey yakalamak veya pozitif bir adım atılması için dört gözle takip ediyorum. Konut fiyatlarının geleceği hakkında şunu söylemek isterim; finansal bir konu hiç bir zaman tek yönlü sürekli hareket göstermez. Hisse senedi, döviz kuru, konut fiyatı, faizler vs her zaman belirli bir süre yükseliş, ardından düşüş ve bazen stabilite gösterir. Trend ve yön yukarı olabilir ancak yerine oturma gibi bir gerçek vardır. Konut fiyatları mutlaka makul bir seviyeye gelecektir. Bu 1 yıl, 2 yıl veya daha uzun sürebilir. Bana göre 2024 iyileşme yılı olacak. Beklentiler seçim sebebiyle yüksek ve düşüş beklentileri seçim sonrasını işaret ediyor. Enflasyon beklentisi düşüş için, ekonomik büyüme ise pozitif görünüm için 2023 ve sonrasını gösteriyor.
Benim önerim gelecek 1 yıl temkinli olunmasıdır. En azından bu süre diliminde zenginliği farklı alanlarda arayarak ekonomik sisteme asıl desteği verebiliriz diye düşünüyorum.
Muhammed Yenice

