
Yerli paranın daha değerli olduğu ekonomilerin genelde gelişmiş olduğunu söyleyebiliriz. Yani ekonomiye dahil olan paranın yerli para yoğunluklu olması bizim ekonomik gelişim gösterdiğimizi gösteriyor. Kullanım ve talep açısından yabancı paranın daha değerli olduğu ekonomiler ya gelişmekte ya da gelişememekte olan ekonomilerin sembolüdür diyebiliriz.
Liralaşma politikası yine politikalarımızın hatalarından bir tanesini içerisinde barındırmaktadır. “Zamanlama hatası”.. Liralaşma politikasında yine geç kalınmış bir karar alındığını görüyoruz. Enflasyon, savaş, pandemi ve diğer risklerin en yoğun olduğu bir dönemde bu şekilde bir politika geliştirmek ve bu politikayı destekleyen adımlar konusunda çeşitli riskler var. Engel ve yasakların başarı getirip getirmeyeceği tartışmalı bir konudur. Örnek vermek gerekirse; döviz kullanımını engellemek ve TL kullanımını zorunlu kılmak bu konuda bizleri başarıya ulaştırmada gecikmeler yaratabilir. Çünkü Türkiye’de döviz kullanımının başlıca sebepleri bulunuyor;
– Dolarizasyon;
Dolarizasyonun ne anlama geldiği baya karıştırılmaktadır. Dolarizasyonu en basit haliyle açıklamak ve örneklendirmek gerekirse; dükkan ve ev kiralarının dolar cinsinden alınıyor olması bir dolarizasyon göstergesidir diyebiliriz. Türkiye dolarizasyonun yüksek oranda yaşandığı bir ülkedir. Yatırım, tüketim, üretim gibi ekonomik faaliyetlerin çoğunluğu dolar ile direk veya dolaylı gerçekleştirildiğinden dolayı dolarizasyon yüksektir. Böyle bir ekonomik ortamda liralaşma stratejisi çok zorlu olacaktır. Sadece döviz alışverişi kısıtlanarak bu konuda başarılı olma olasılığı oldukça düşüktür.
– Enflasyondan Kaçış ve Finansal Güven;
Türkiye’de döviz kullanımının bir başka sebebi enflasyondan kaçmaktır. Yani yerli paranın değersizleşmesinden kaynaklı yaşanacak finansal kayıpları yok etmek diyebiliriz. Hal böyle olunca yerli paraya olan güvensizlik artmaktadır ki bu durumun en büyük sebebi enflasyon ve kırılganlıktır. Finansal güven ortamının sağlanması için yatırımcıların döviz ve döviz bazlı emtia ya da diğer yatırım ürünlerini kullanması bir diğer döviz kullanım sebebidir.
– Üretim;
Türkiye üreten bir ülkedir. Ancak üretimin %85 ve üzeri oranında ithalata bağlı olduğunu biliyoruz. Yani; biz bahçemizde salatalık yetiştiriyoruz diyelim. Daha sonra bu yetişen salatalığı bir poşete koyup satmaya götürelim. (5 kiloluk bir üretimden bahsediyoruz) Bahçenizi sulamak için kullandığınız sistem elektrik ile çalışıyorsa elektrik üretimi gaz ithalatı sebebiyle dövize bağlıdır. Kullandığınız poşet için; naylon poşet üretiminde ana madde olan polietilen ithal bir maddedir. Döviz ile ithal edilir. Aracınıza binip satacağınız yere kadar olan mesafede yaktığınız benzin döviz endekslidir. Yani sizin bahçenizde yetiştirdiğiniz salatalık dahi dolaylı yollardan dövize endekslidir. Biz burada büyük bir fabrikanın üretmiş olduğu herhangi bir malın döviz maliyetini rahatlıkla analiz edebiliriz.
Döviz kullanımın bu saydıklarım dışında da bir çok bağımlı olduğu alan bulunmaktadır. Tüm bu durumlar mevcutken ülke içi döviz işlemlerinin kısıtlanması Türk Lirasını desteklemek için yeterli olmayabilir. Ekonomi zincir şeklinde yönetilir. Tek bir halka ile zinciri başarılı şekilde tamamlayamayız. Olaylara biraz daha genel yaklaşmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

