
Aslında stokçuluk, fırsatçılığın bir biçimidir. Stokçuluk bir şeyleri saklamak, depolamak anlamına gelir. Fırsatçılık ise birden fazla konuda yapılabilir. Yani stokçuluk aslında bir fırsatçılıktır. Fırsatçılık fırsatları doğru değerlendirme şeklinde olursa fayda getirir ve bence çok mantıklıdır. Ancak fırsatçılık bizim için; hızlıca servet sahibi olma veya diğer şahsi menfaatler anlamına geliyor.
Ekonomik problemlerin tek bir şeye bağlanması yanlıştır. Daha önce de sadece TCMB kanadına yüklenilmesinin hata olduğunu vurgulamıştım. Ekonomik problemimiz sadece ürünlerin stoklanması ve fırsatçılık değil. 61.14 TÜFE ve 114,97 ÜFE oranının sebebi sadece fırsatçılık olamaz diye düşünüyorum. Konuya dönecek olursak eğer ben çok sert şekilde kızamıyorum. Enflasyon dengeleri bozulduğu için herkes malı elinde tutma derdinde; yani 2.el otomobil satıcısı araç satmak yerine bekletiyor, çünkü yerine yenisini daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Restoran sahipleri eskiden 10 kg yağ alacağına şimdi 100 kg yağ alıyor, e sonuç olarak ilk satıcı ve aracı da malı stokluyor. Burada stokçulardan ziyade sistemin problemli olduğunu kabul etmeliyiz. Biz sürekli problemler zincirinin bir kısmına yüklenip gerisini görmezden geliyoruz. Stokçuluk varsa eğer; bozulmuş bir enflasyon beklentisi ve denetim eksikliği vardır. Tabii ki enflasyon dengelerinin bozulması birilerinin zenginlik arzusu ile talep enflasyonu yaratmasını haklı kılmıyor. Ancak ciddi bir maliyet enflasyonu da olması sebebiyle ayrımın iyi yapılması gerekiyor. Bunun için de sağlam bir denetim gerekli..
Sonuç olarak ekonominin tek yönlü çözümü yoktur. TCMB, Faiz, Fırsatçılık tek başına düzeltilerek bir şey değiştirilemez. Problemler silsilesini zincirin tüm elemanları için aynı şekilde müdahale edilerek çözülmelidir. Hatta zincire etki eden diğer sosyal faktörlerden başlanmalıdır. Bahsettiğim sorunlar görmezden gelindikçe, enflasyon katlanarak gelen bir çığ gibi ilerleyecektir..
Muhammed Yenice

