
Tarım konusu yakın gelecekte bugüne göre daha ciddi bir konu olacağa benziyor. Yeşil ekonomiye geçiş ve azalan kaynaklar ilerleyen yıllarda paradan daha çok ihtiyaç duyacağımız gıda ve suyun önemini ortaya çıkarıyor. Tarım ekonominin can damarlarından biri aslında. Gelişmiş ülkelerin genelinin tarım konusunda doğru adımlar attığı ve buradan gelir, refah seviyesi, kaynak yönetimi vb faktörler konusunda başarı sağladığını söyleyebilirim.
Karşılaştırma uygulaması; benim için ekonomi ve finans bilimlerinde çok doğru bir teknik değil, sebebi de ortaya birden fazla sebep, risk, fırsat ve seçeneğin çıkmasından kaynaklanıyor. Karşılaştırma ancak diğer tüm alt seçenekler hesaplanarak yapıldığında doğru bir sonuç verebilir. Hollanda ve Türkiye üzerine karşılaştırma yapmak doğru değil, fakat bu bir ekonomik başarı ve çıkarılması gereken derslerin olduğunu düşünüyorum. Analizimize başlayabiliriz;
Hollanda tarım konusunda verimlilik, ihracat potansiyeli, satış geliri olarak Avrupa’nın önemli bir ülkesidir. 2021 yılında 118 Milyar Dolar seviyesinde bir tarım geliri elde etmiş ve Hollanda gibi Türkiye’nin 18-20 oranında bir yüz ölçümü büyüklüğüne sahip bir ülkenin böyle bir başarı göstermesi yıllardır tartışılıyor. ”Ekonomik olarak verimlilik büyüklükten ve kalkınma büyümeden önemlidir” savunmamı bir kez daha yineleyerek devam ediyorum.. 118 Milyar Dolarlık seviye; Hollanda’nın ABD’den sonra Dünya’nın en büyük ikinci tarımsal ihracatçısı olduğunu göstermektedir. 85 Milyar Dolarlık ihracat Hollanda’da üretilen tarım ürünlerinden elde edilmektedir. 33 Milyar Dolar seviyesine yaklaşan bir doğrudan ihracat var olduğunu söyleyebilirim. Totalde 81 Milyar Dolarlık bir ithalata sahip olan Hollanda, 37 Milyar Dolarlık net tarım ihracatına sahiptir. Türkiye 2021 yılında 25 Milyar Dolar seviyesine yakın bir tarım ihracatçısı iken, 17.8 Milyar Dolar ithalata sahiptir. Burada net tarım ihracatı gelirimiz 7.2 Milyar Dolar seviyesindedir. Hollanda yaklaşık 5 kat daha net ihracata sahip oluyor bu durumda.
Hollanda’nın avantajları; ilk pazarının Avrupa olması, liman ve gümrüklerini aktif kullanması, verimlilik konusunda üst düzey konumda olması, lojistik ağının gelişmiş olması fakat tüm bunların yanında; Kamu – Özel Sektör ve Üniversite ortaklığının var olması. Devlet desteği, şirketlerin yatırımları ve bilimin, teknoloji ve eğitimin katkısıyla verimliliği üst düzeye taşımış durumdalar. Hollanda’nın Wageningen şehri Dünya’nın en önemli tarım şirketlerinin %75’inin Ar-Ge üssünü içerisinde bulundurmaktadır. Gıda vadisi olarak adlandırabiliriz. Burada Dünya’ya yapılan tarım ihracatından ziyade sunulan girişim ve tarım alanında gelişme fırsatları ön plana çıkmaktadır. Yani tarım ürününün yanı sıra tarımsal teknoloji, seracılık, ve teçhizat gibi faktörlerin üretim ve kullanımını da ihraç ettiklerini söyleyebiliriz.
Gördüğünüz gibi tarım konusu sadece yetiştir ve sat mantığından daha farklı olduğunda başarı getirmektedir. Her zaman bahsettiğimiz gibi farklılıklar doğru sonuçlar vermektedir. Günümüzde üretim; demiri dövmek, makinayı açmak, ekini ekmek, malı satmak, markayı kurmak, elbiseyi dikmek, arabanın direksiyonunu yerine oturmak vb binlerce örnekten ziyade, teknoloji, ar-ge, lojistik, tasarım, dizayn, insan ve kaynak yönetimi, eğitim gibi faktörlere yapılan yatırımlar sayesinde başarılı olabiliyor ve Dünya’ya açılıyor. Verilmek istenen mesajın net olduğunu düşünüyor ve gıda, temiz su konusunun önemini vurguluyorum. Yazımı çok sevdiğim bir Kızılderili mesajı ile tamamlıyorum;

Muhammed Yenice

