
Son günlerde yaşanan Rusya-Ukrayna Savaşı sebebiyle tarihi günler yaşıyoruz. 21.yüzyıl içerisinde böyle köhne bir olayla karşılaşmak pek iç açıcı değil. Ancak yine görüyoruz ki bu çağın savaşı da askeri gücün yanı sıra farklı teknolojik ve sistematik engeller ile gerçekleşiyor.
SWIFT sisteminden Rusya’nın çıkarılması tehdidi de bu engellerden biri. Uluslararası para transferleri bankalar arasında gerçekleşir. Fakat bu işlemler SWIFT altyapısı sayesinde sağlanabilmektedir. SWIFT açılımı; society for worldwide interbank financial telecommunication yani; dünya çapında bankalar arası telekomünikasyon kurumudur. Merkezi Belçika Brüksel’de olup; en yaygın kullanıma sahiptir.
SWIFT işlemlerinde para öncelikle aracı bankaya transfer olur, daha sonra aracı banka gerekli kontroller sonrasında parayı alıcıya transfer eder. Tabi burada merkez bankalarının transferi sorgulaması ve engellemesi mümkündür. Rezerv para biriminin sahibi FED ise hemen tüm işlemleri görebilmekte ve yapılan sorgulama sonucunda transferi iptal etmekle birlikte; taraflara blacklist kaydı açabilmektedir.
Rusya’nın SWIFT engellemesine maruz kalması; şirketlerin alım satım işlemlerinde bankalar arasında doğrudan transfer yapmaya kalkışması veya farklı gelişmekte olan uygulamalar kullanması maliyeti arttıracak ve belki de ülkeye döviz girişini engelleyecektir. Tabi burada karşı tarafların da ekonomileri zarar görecektir.
Rusya burada tam olarak eli kolu bağlı durmuyor. Çin’in alternatif olarak CIPS sistemi SWIFT sistemine rakip olma yolunda. Bu durum CIPS kullanımının yaygınlaşmasına yol açabilir ve rezerv para birimleri zarar görerek kripto para gibi dijital ürünlerin kullanımına sebep olabilir. Rusya 2015 yılında SPFS sistemini ileride yaşanabilecek riskler için geliştirdi. CIPS ve SPFS sistemleri İran gibi bir diğer güçlü ülke için de alternatif yaratırsa ABD uygulamayı kullanan tüm ülkelere kısıtlama getirebilir ve bunun Dünya Ekonomisine zararı hafif olmaz. Rusya ve Çin birbiri ile entegre bir sistem kullanır ve İran’ı da bu sac ayağına eklerse ekonomik dengeler değişebilir.
Bu ihtimallerin tamamı kısa vadede kesin zarar, uzun vadede olasılıklı fayda sağlayabilir. Benim şahsi temennim dünya ekonomisinin riskleri had safhadayken bir de savaşlar ile risklerin artırılmamasıdır. Ekonomiler daha pandemiye adapte olamamışken, savaşa olabilecekler mi?.. Seyredip göreceğiz..
Muhammed Yenice

