
Sanırım artık ne yapmamız gerektiğinin farkına varıyoruz. Vergiler enflasyonu artırıcı etkiye sahip olsalar da tek başına yön verici rol üstlenemezler. Ciddi bir üretici ve tüketici enflasyonunun var olduğu yerde tüm kalemleri tek tek düzenlemek gerektiğini düşünüyor ve bir yerden başlandığı için bunun olumlu bir adım olduğunu ekliyorum.
Patatesin tarladan 1 TL karşılığında alındığını ve daha sonra çeşitli aracılar ile en son nihai satıcıya 5 TL tutarında ulaştığını düşünelim. Nihai satıcının da yüksek enflasyon sebebiyle giderlerini ekleyip patatesi 10 TL düzeyine getirdiğini ve %8 KDV eklendiğinde 10.80 TL ile tüketiciye sunulduğunu varsayalım. Burada devlet kendi gelirinden vazgeçerek patatesin 10.10 kuruşa satılmasını %1 KDV indirimi ile desteklemiş oluyor. Ancak malın nihai satış fiyatına etkisinin ne kadar az olduğunu görüyoruz. Yani kısa vadeli enflasyon üzerinde etki gösterse de enflasyon dengeleri bozulduğu için patatesin bir sonraki ay tüketiciye 15 TL olarak yansıtılamayacağının garantisi yok. Burada etki sadece enflasyon değil, ciddi bir denetim eksikliği mevcut. İndirimin üzerine diğer düzenlemeler ve denetim eklendiğinde atılan pozitif adımın başarı getirebileceğine inanıyorum.
Öte yandan ciddi maliyetlere maruz kalan nihai satıcının da hakkını vermek gerekiyor. Burada nihai satıcının kaybını da görmezden gelmemek gerektiğini düşünüyorum. Nihai satıcıya sadece kendisine uygulama yapılıyormuş gibi hissettirmek olumsuz sonuçlar doğurabilir.
Enflasyon beklentilerinin bozulmuş olması her türlü problemi ve iktisadi ahlak eksikliğini beraberinde getirebilir. Burada vergi indirimi pozitif bir adım olsa da; yanına denetim, diğer düzenlemeler ve enflasyonla mücadelenin eklenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Muhammed Yenice

