
Görüldüğü üzere yeni bir ekonomik model baş gösteriyor. Bu hedefte cari açığı azaltıp, cari fazla vererek üretimi destekleme düşüncesi ortaya çıkıyor. Peki cari fazla ekonomik sorunları çözer mi?..
Cari fazla vermek için ihracatın ithalata karşı olan oranının yükselmesi gerekiyor. Burada kurların yükselmesi ihracatı destekleyecek ve ithalat dışa bağımlılıktan koparak yerli ve milli üretim fikri desteklenmek isteniyor. Şimdi ortaya çıkacak riskleri saptayalım;
– Cari fazla verirken ithalat düşeceği için ekonomik büyüme sıkıntıya girecektir. Bu doğru bir model olmasa da Türkiye ekonomisi yıllardır bu düzende hareket ediyor. Cari fazla hedeflenirken kur yüksekliği öncelikle enflasyon oluşturacaktır ve finansal ortam zarara uğrayacaktır.
– Faizlerin düşürülmesi ile yatırımların canlanacağı düşüncesi; üretimin döviz kurlarına bağlılığı sebebiyle istenilen düzeyde gerçekleşmeyecektir. Ayrıca faizlerin düşük tutulması yatırımları canlandırıp ekonomik büyüme sağlama amaçlıyken, cari fazla modeli bunun tersi olarak ortaya bir negatif çakışma çıkaracaktır.
– Talep düşecektir. Talebin düşmesi ekonomik durgunluk ortaya çıkaracaktır ve Türkiye Ekonomisi durgunluğu kaldırabilecek güce sahip değil. Katma değerli üretim, yeterli rezerv, kaynak ve istikrarlı bir ekonomik sisteme sahip olmadığımız için riskin sonuçları ağır olacaktır..
Sözün özü; enflasyon, yüksek kur, ekonomik sistem belirsizliği, politik ve diplomatik riskler, refah seviyesinde yaşanan gerileme ve buna bağlı ülke risk priminin yüksekliği ancak köklü değişimlerle düzelebilir. Yangın tüpü niteliğinde gelen yatırımlar, ani müdahaleler ve kısıtlama politikaları bu büyük yangını söndürecek kadar güçlü olmayacaktır.
Muhammed Yenice

