Faiz Kararı Öncesi Tahmin ve Olması Gerekenler Üzerine..

Öncelikle yazıma başlamadan önce belirtmek isterim ki; burada yapılan tahminler sonuç ile paralel olmadığında hatalı tahmin yapılmış olunmuyor. Karar vericinin iki dudağının arasından ne çıkacağını takdir edersiniz ki tahmin etme olanağı düşüktür. Bu sebeple tahminden ziyade yapılması gerekeni anlatmak gerek. Tabii yine de tahminimi söylemeden geçmeyeceğim..

Yüksek faiz oranları ne kadar yara verici olsa da, düşük faizden de yara aldığımızı belirtmeliyim. Bugün yaşadığımız emlak ve otomobil piyasalarında bulunan yukarı yönlü sert dalgalanmanın sebebi; düşük tutulmaması gereken zamanlarda faizlerin düşük tutulması sebebiyle oldu. Gayrimenkul sektörü hem düşük faizlerle desteklenerek arzı, hem talebi arttırdı. Daha sonra ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla desteklenen inşaat sektörü arzı yükseltti ve pandemi sebebiyle yara aldı, şimdi ise kalan arza karşı kademeli artan bir talep var. Bu konunun dengelenmesi uzun sürecek, bunu bir başka yazıda anlatacağım.. Net olarak söyleyebilirim ki; döviz kurlarında yaşanan yüksek seyir olmasaydı yine biz kalkınmadan ziyade büyümeye öncelik vererek faizleri düşük tutardık, hem de enflasyonu görmezden gelerek. Burada yapılan iki hata var ve bunlar birbiri ile pozitif korelasyona sahip. Bunlar; Problemi görmezden gelmek ve problemlerin kısa vadede üzerini örterek ileride bakarız düşüncesi ile yaklaşmak..

– Bu durumda faizler indirilir mi?

Şu an ekonomik parametrelerden hangileri olumlu bir bakalım. Sanırım ekonomik büyüme bizi çok cesaretlendirdi. Fakat bu büyümenin şişkinlikten ibaret olduğunu önümüzde ki çeyreklerde gayet hissedeceğiz. Aslında enflasyonun yüksek seyrettiği ve beklentilerin de yükseliş yönünde olduğu bir ekonomide faiz oranı belirlenmesini çok fazla tartışmaya gerek duymuyorum. Faizlerin indirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Belki bir kez daha pas geçilebilir..

– Faizler yükselir mi?

Bu da hikayenin diğer soru işareti.. Şu an için faizlerin yükselmesi piyasayı dalgalandıracaktır diye düşünüyorum. Yatırımcıların kafa karışıklığı sebebiyle tam olarak ne olacağı kestirilemediği için TCMB; “ortalığı karıştırmayalım” diyebilir.

Sadece eklemek isterim ki; kıymetli hocam Prof. Dr. Emre Alkin’in de belirttiği gibi, TCMB olur da bir faiz indirimine giderse bu indirim sembolik değil radikal olur. 50 baz puan yerine 200 baz puan gibi.. Umarım olmaz ancak, bir ay “zaman kazanma ve deneme yapma” düşüncesi ihtimali de var..

Muhammed Yenice

Yorum bırakın