
Birkaç konuya birden değinmek istiyorum. Bilinmesini istiyorum ki konuların tamamı birbiri ile zincirleme olarak ortaya çıkıyor.
Öncelikle kendime şu soruyu soruyorum; “Türk Lirası’nın değer kaybını anlatıyorsun, peki neden ABD Doları’nın değer kazanmasından bahsetmiyorsun”.. daha sonra bakıyorum ki TL en çok değer kaybeden para olmuş. Dolar’ın değerlenmesi için ise yıllardır ortada olan bir sürü sebep var.
Türk Lirası’nın değer kazanabileceği bir aksiyonu 2013 yılından bu yana alamıyoruz. Tabi burada Türkiye’de yaşanan bir çok jeopolitik sebep vardı. Ortadoğu’da ki ateşin dumanının üstümüzde gezmesi gibi.. Fakat ekonomik olarak bizim atmamız gereken adımları halen atmadığımızı da görmemek imkansız. Sürekli bahsettiğimiz; adalet, eğitim, sağlık ve daha sonra ekonomik eylemlerin gecikmeden ziyade artık gerçekleştirilmesi imkansız bir hal alması bugün geldiğimiz durumu açıklayıcı nitelikte.
– Aşılama’nın gecikmesi;
Döviz kurları bize aniden yükselmiş gibi gelse de bunun ne kadar kademeli gerçekleştiğini görmek mümkün. Covid-19 pandemisi için şu an yönetilen süreç virüsün ilk ortaya çıktığı zamankinden daha riskli. Amerika, İsrail ve Avrupa Ülkeleri’nin aşılama konusunda ki başarısı virüsün etkilerini yok etmelerini sağladı. Biz de ise aşılama durumu söyleyip yapamadığımız bir durum haline geldi. Sanırım hatayı tarih vermekle yaptık. Mayıs sonu ülkenin büyük çoğunluğunu aşılamayı bekliyorduk fakat süre en az bir ay daha uzamış görünüyor. Bu sebeple en büyük korkum turizm trenini bir kez daha kaçırmak. Umarım böyle bir durum yaşanmadan virüsle mücadelede adımları hızlıca atabiliriz. Yoksa 2021’in sıkıntılı gidişatına bir destek de bizden gelmiş olacak..
– Faiz Oranları‘nın geleceği;
Genel olarak TCMB yönetimi ve hükümetin sürekli isteği faizlerin düşürülmesinden yana. Tabi ki düşük faizler yatırımların canlanması ve buradan hareketle ekonomide büyümenin sağlanması demek. Fakat yüksek döviz kurları ve akabinde sebep olduğu yüksek enflasyon ortamında imkansız bir durum. TCMB’nin yıl sonuna kadar faiz oranlarında aşağı yönlü bir aksiyon alacağını düşünmüyorum. Ancak korkum bu değil. Faiz oranlarının piyasanın volatilitesine göre aşağı, yukarı veya sabit yönlü değiştirilmesi normaldir. Benim korkum uzunca bir süre sadece sabit ve yukarı yönlü olarak kalması. Bu durumun stabil hale gelmesi için hazır bir ekonomik ortama sahibiz. Net olarak söyleyebilirim ki ekonomik tüm riskler ve kırılganlıkların mevcut olduğu bir ortamdayız. Bu sebeple faiz yüksekliğinin stabil hale gelme olasılığı yüksek.
Yazıyı tamamlarken bir yatırım tavsiyesi vereceğim. Herhangi bir emtianın geleceği seviyeyi bilmek bu ortamda imkansız. Seviye olarak değil de yükseliş veya düşüş trendi tahmini yapmak tabii ki mümkün. Bunun da yıllardır yukarı yönlü olduğunu söylüyoruz zaten. O sebeple yatırımcılar için söylüyorum; seviyeleri bırakın, yatırımınızı ya koruyun, ya da kazancınızdan memnunsanız elinizden çıkarıp araç değiştirin ve eğer zarar durumunda yani ters pozisyonda iseniz kendinize bir seviye belirleyip kenara çekilin. Alınacak herhangi bir önlem sizi ters köşeye yatırabilir. Alınacak önlem yara bandı niteliğinde dahi olsa; aksiyonlarınız sekteye uğrayabilir.
Muhammed Yenice

