
Maalesef durum çubukları her zaman pozitif yönü göstermiyor. Finansal piyasaların her zaman nefes aldıkları bir nokta buldukları ise tecrübelerle sabittir. Hele ki bu denli çalkantılı bir ekonomi ve dünya şartlarında..
Genel olarak finansal piyasalara olan bakış açısı; piyasa düşerken karamsarlık, yükselirken ise zenginlik şeklinde, ancak bilinmelidir ki; piyasalar düşerken alım fırsatı, yükselirken ise kazanç sağlama imkanı sunar. Mesela dolar kuru yükselirken 10₺ olacağı yönünde söylentiler vardı ama olmadı. Yine dün ve bugün borsa endeksi düşerken şirketlerin batacağını dahi söyleyenleri gördüm. Davranışsal iktisat benim için böyle bir şey değildir. Bu olay tamamen felaket tellallığı, başkalarının düşüncelerini sorgusuz kabul ve bilgiden kaçış anlamına gelmektedir. Davranışsal iktisat; ekonomik ve finansal davranışları neyin şekillendirdiği ile ilgilidir. Mesela çarşamba ve perşembe günleri borsa endeksinde yaşanan nefes alma eylemi yatırımcıların pozisyonlarını daha düşecek korkusuyla yarıda keserek kayıp yaşamalarına sebep oldu, yine aynı şekilde dün gece ve bugün yaşanan gelişmelere bağlı olarak yeşil ışık yakan endeksi desteklemeleriyle son buldu..
Borsa da yaşanan çalkantının birden fazla sebebi var. Bunlar;
– Düzenleme havası yaratmak ve yatırımcıların frene basmasını sağlamak.
– Şirketlerin manipülatif hareketlerine engel olabilmek.
– Yatırımcıların ekonomik belirsizlikler sebebiyle aldıkları pozisyonlar (yüzdelik etkisi düşük).
Gelişmekte olan ülkeler de sağladığınız kazançlar uzun soluklu değildir. Her zaman sizi durduran ve başka bir yöne gitmenizi sağlayan bir adım atılır. Bunun sebebi maalesef istikrar eksikliğidir. Endekslerin önemi hangi seviyede olduğu değil, hangi seviyede durduğudur. BİST için konuşmak gerekirse ister 1560 seviyesinde olsun, ister 1340 seviyesinde.. Önemli olan endeksin istikrarı ve buna bağlı olarak hissedarların finansal okur yazarlığı ve payların kalitesidir. Yani anlatmak istediğim şirketlerin değeri ve hissedarların kazancının belirli bir süre için dalgalı olması yerine, düzenli ve istikrarlı olmasıdır.
Hayatta hiçbir şey kolay değildir. Hele para kazanmak hiç değildir. Hele de finansal piyasalar üzerinden kazanmak asla değildir. Gözlem ister, analiz ister, yorum ister, cesaret ister, birikim ister, tecrübe ister, akıl ister ve bilgi ister.. Bunlardan birini bile eksiltirseniz temeli bozuk bir bina inşa etmiş olursunuz. Tüm bunları Borsa İstanbul’da olduğum zamanlarda daha net görebilme fırsatım olmuştu. Yatırım mükemmel bir iş. Önemli olan onun hakkını verebilmek. Yatırıma ilgi duyuyorsanız onu para kazandığınız bir yerden ziyade, öğrenmeniz gereken bir bilgi deryası olarak görün. Bu şekilde hem öğrenir, hem kazanırsınız.
Muhammed Yenice


foto yakıyor
BeğenBeğen