
Bu soruya genelde “neden olmasın” diye yanıt veriyorum. Sosyal, ekonomik ve politik olarak bizim menfaatimize olabilecek hiç bir durum mevcut değil. Bu sebeple bize basit gibi geliyor olsa da sadece ekonomik adımlarla bu işin üstesinden gelmek mümkün değil.
Her zaman olduğu gibi tekrar ediyorum. Bizim en büyük problemimiz ahlaki eksikliğimizdir. Yani hükümet veya devletten önce eleştirmemiz gereken kocaman bir insan topluluğu var ve hepimiz bireysel olarak kendimizi bu topluluğa katmak zorundayız.
“Dün akıllıydım dünyayı değiştirmek istedim; bugün ise bilgeyim kendimi değiştirdim” demiş yüce Mevlana. Yani insanımız böyle deyip işin içinden çıkamayız. Hepimiz sorumluyuz.
Toplumsal ahlaki yapımız maalesef ne geçmişimize uyuyor, ne de bugün ve geleceğe yakışır halde. Her geçen gün daha farklı şeyler görüyorum. Dışarda insanlar gergin, herkesin tek derdi; kazanmak, bir yere yetişmek ve işini hallettirmek. Şüphesiz bunlar herkesin gayesi fakat biz bu gayemizi gerçekleştirmek için her yolu düşünmeden deniyoruz.
Rezerve ihtiyacımız var ve bunun için güven lazım. Yani firmalarımız veya yabancı yatırımcı çekme çabalarımız güvenilirlik eksikliğiyle negatif seyrediyor. 2020 yılında hala zenginliğini arttırmak için sayısız insan çalıştıran ve bunu hükümete koz olarak kullanan iş adamları mevcut. Teknoloji, tasarım, AR-GE, pazarlama ve diğer üretim faktörlerinden habersiz bir şekilde her yerde devleti için her şeyi yapabileceğini söyleyen ancak Türk Lirasını sadece ekmek almak için kullanan iş adamlarımız var. Yaşamaktan habersiz sadece altındakilere emir vererek mutlu olan insanlarla pozitif etki yaratma şansımız yok. Bu arada sadece iş adamları değil, maalesef kurumsal yöneticilerin de tek işi altlarında ki çalışanlarına emir yağdırmak, böyle mutlu oluyorlar. Bu zihniyetle bu yüzyılda var olabileceğimize inanmıyorum.
Yabancı yatırımcıya gelince; adalet, eğitim ve ekonomi konusunda kırılganlıklarımızı görmezden geliyoruz. Biz farkında olmasak bile CDS primi 504,33 puan ile yüksek seyrediyor. Riskliyiz anlamına gelen CDS primi yabancı yatırımcının dikkatle izlediği bir derecelendirme sistemidir. Adalet yabancı yatırımcıyı işini kaybetmek ve hatta haksızlığa uğrayabileceği düşüncesi uyandırıyor, eğitim ise işin gelişemeyeceğini ve çalışan insanların bahsettiğim gibi ahlaki eksikliği olması korkusu yaratıyor, son olarak ekonomik adımlar yabancı yatırımcıyı uzaklaştırıyor. Enflasyon, işsizlik, sürdürülemeyen faiz, yüksek kur gibi ekonomik parametreler bu uzaklaşmanın başlıca sebepleri.
Politik olarak; ABD’de seçimler, sıcak denizlerde arayışlar, Türkiye’ye uygulanan ambargolar, Covid-19 pandemisi adına atılan adımlar döviz kurunun yüksek seyretmesi için yetiyor, artıyor bile..
Muhammed Yenice

