“Döviz Kuru Engel Dinlemiyor”

Gelişmekte olan ülkelerin kanayan ekonomik yaralarından biri döviz kurlarıdır. Ekonomik büyüme ve gelişme faktörlerinin en önemlisi olan üretim ve buna bağlı verimliliğin döviz kurları üzerinden gerçekleştiriliyor olması yerli para ile birlikte yabancı paranın da varlığını hissettirmesine sebep oluyor. Doğal olarak yerli paraya karşılık yabancı para cinsinin değer kazanması bizi hem alım gücünün düşmesi hem de ekonomik faaliyetlerin zor gerçekleşmesi tehditleriyle karşı karşıya bırakıyor.

Bu durumun çaresi elbette var. Ekonomiye etki eden birçok şeyin var olduğunu ve ilk duyulduğunda kulağa mantıklı gelmese de aslında mantığın ötesinde bir gerçekliğe sahip olduğunu bilenler her zaman söylemeye devam edecektir; adalet, eğitim, ahlak vb. siyasi ve toplumsal faktörleri sağlamak bu işin çaresi.

Ancak büyük bir kesim bunları söylediğimizde; bunu şimdilik geçmemizi, yapısal reform lafından sıkıldıklarını ve kısa yoldan bir çare bulmamız gerektiğini düşünüyor. Tamam, kabul. Kısa yoldan çare bulalım..

Kısa yoldan bulduğumuz çareler, döviz kuru şimdi bulunduğu noktadan 0,25-30 puan daha aşağıdayken getirilen kısıtlamalar ve vergiler şeklindeydi. Hatta 1 puan aşağıdayken ticari engeller de getirildi. O zaman da söylediğimiz gibi bu kısa yoldan bulunan çareler sadece hastanın yaşam süresini uzattı. Hasta sonunda öldü. 7.50 direnç noktası biz ne kadar tutarsak tutalım, kırıldı. Yani kısa yoldan çare bulacaksak eğer bu çareler kısıtlamalarla olmuyor. Anlatmak istediğim kendimizi engellerle boşuna zorluyoruz, döviz kuru bu şekilde önü alınacak gibi durmuyor.

Kısa yoldan çare bulmak istiyorsak acilen yabancı para cinsini elde etmemiz gerekiyor. Bu da yabancı yatırımcıya cazip gelmekle sağlanabilecek bir şey. Türkiye’nin riskini arttıran faktörleri tek tek elemesi gerekiyor. Ayrıca içinde bulunduğumuz politik gerilimler de var. Denizlerde var olan haklı mücadelemiz bizi zorluyor. Ancak unutmamalıyız ki uzun zamandır Amerika ile husumet yaşamadık. Orada yaşayacağımız bir gerginlik kuru nerelere getirir siz düşünün.

Buradan hareketle bir hatırlatmayı da; öldük, bittik, mahvolduk kelimelerini dilinden düşüremeyenlere yapmak istiyorum. Sadece her zaman olduğu gibi ekonomik zorluklar içerisindeyiz. Pandemi, politik riskler, haklı mücadeleler ve var olan ekonomik kırılganlıkların çıktılarını yaşıyoruz. Belki daha yoğun olabilir, ancak varlıklarını maalesef her zaman hissettiğimiz durumlardı bunlar. “Doğruları konuşalım”, inanın bana bu da ekonomiye etki eden parametrelerden biridir.

Not; En çok soru yönelten altın yatırımcıları için şunu söylemem gerek; altın fiyatını şu an ONS değeri tutuyor. Şu an ki kur seviyesiyle, ONS değerinde gerçekleşecek yükseliş altın fiyatlarını rekor bir seviyeye getirebilir.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın