
Eminim gergin olanlar da dahil herkes farkındadır toplumda var olan asabiyetin. Hiç kimse memnun değil. Taksiye biniyoruz, taksici bizi dövmesin diye dua ediyoruz, markete gidiyoruz kasiyer fişi yüzümüze fırlatmasın diye dua ediyoruz bu şekilde uzatabileceğimiz uzun bir liste var elimizde.
Kimse yaptığı işten memnun değil ve aşırı şikayetçi. Çünkü verdiklerimiz ve almak istediklerimiz gerçekten açık bir makas oluşturuyor. Şöyle ki; bir vatandaş her türlü yan hakka, iyi bir maaşa ve sosyal yaşama sahip olmak istiyor. Herkesin hakkı. Fakat tek bir şey sormak istiyorum; bu almak istediklerimizi hak edebilecek ne veriyoruz?
Sanırım armutun pişip ağzımıza düşme isteği hiç son bulmayacak. Bazı başarılı insanların yaşamlarına bakmanızı öneririm. Mesele asla zenginlik değildir, emektir. Ben lüks arabasının içinde kornaya basarak etrafa küfürler saçan bir sürü insan görüyorum. Bu sebeple paraya ihtiyacım var diye gerginim inancı tamamen bahanedir.
“Paraya muhtacım ne yapayım?“ demeyin. Memnun değilseniz işinizi değiştirin, değiştiremiyorsanız sabredin, sabredemiyorsanız eleştirmeyi öğrenin kötülemeyi değil. Çünkü çalıştığı yerleri eleştiren değil, kötüleyen insanlarız. Bu kadar memnuniyetsizlik ve gerginlik davranışsal iktisat konusuna ciddi etki etmekte ve bizlere geri dönüş sağlamaktadır.
Bir zincir misali sabah kalkıp etrafa yaydığımız negatif enerji hem bize hem de çevremize daha kötü sonuçlar doğuracak sebepler olarak geri dönüyor. Biraz daha sakin ve daha aklı başında olabilir, öyle davranabilir ya da en azından problemi görebiliriz.


Şükür ve Sabır insanlara aşırı din çağrışımı yapıyormuş ne garip!! Bu ikiliden rahatsız olanlar var, muhabbetin ortasında tıkanıp kalıyorum . Tecrübelerinden yola çok diyorum vs. Yani insanlar uzlaşıp çözüm üretmekten çok uzak. Gerilimi bile isteye seçiyorlar bazen…
BeğenLiked by 1 kişi