
Fotoğrafta bulunan kişi grafiğin düşüşünü zorla tutmaya çalışıyor gibi, sonucunda diz çökmüş. Yani grafiğin altında ezildiğini söyleyebiliriz. Biz fotoğrafı örnek alalım, grafiklerin içinde boğulmayalım.
Sayılar, istatistikler ve veriler ile kafa karıştırmadan anlamaya çalışalım bu defa. Normal hayatta tahmin ettiğimiz şeyler gerçekleşmediğinde ne olur bir düşünelim. Biz tahminlerimize göre aksiyon alırız ve sonucunda tahminlerimiz tutmaz ise aldığımız aksiyonlar bizlere negatif etki eder. Bunu sürekli hale getirirsek istatistiki verimiz pozitif kısma asla geçemez.
Enflasyon beklentimiz gayet düşük, ancak bunun gerçekleşme olasılığı da paralel şekilde düşük yüzdeli. Çeyrekler açısından da aynı durum geçerli. Geçen yazımda bildirdiğim gibi kredi vererek canlandırılmaya çalışılan ekonomi, enflasyon canavarı ile nefessiz kalıyor. Devletin yapmak istediğini anlamak zor değil, çünkü hazine kredi desteklerini ekonominin daralmaması adına yapıyor. Ben sadece şu soruyu soruyorum; kredi çekip yatırım yapacak olanlar, enflasyonun ellerini gırtlaklarında hissetmeyecekler mi? Kesinlikle hissedecektir..
Bizim yaptıklarımız yanlış değil, eksikleri var. Yani burada atılan adımları kötülemiyor, eksikliklere dokunmaya çalışıyorum. Bir yandan destek verirken, diğer yandan vergi yükseltiyoruz. Bu sistemde ilerleyen bir ekonomi için kredilerin verimli çalışması adına atılacak adımların farklı olması gerektiğini kabul etmemiz gerekiyor. Her zaman söylediğim gibi; burada görev biz vatandaşlara da aynı sorumluluk seviyesinde düşüyor. Yüksek kurdan döviz alanların dövizin yükselmesini beklemesi, şahsi menfaatlerin ön plana çıkarılması ve hesapsız işlemler yapılması kredilerin ya da diğer atılan destek adımlarının felaket yaratmasına sebep olacaktır.
Lütfen verisiz aksiyon almayın ama verilerin sizi boğmasına ve soğutmasına izin vermeyin. Sayılar ve grafikler yorumlamanızı kıtlaştırmasın, kolaylaştırsın..
Muhammed Yenice

