
Sabah faiz indirimi olacağını ve bu indirimin 75-100 baz puan olabileceğini ve sürpriz olarak da 125 puanlık bir indirim olabileceğini belirtmiştim.
Faizin sabit kalmayacağı ve düşürülmeyeceği kesindi. Yani en az 50 baz puanlık indirim zaten beklenmekteydi. Benim bu şekilde düşünmemin iki temel sebebi vardı;
1 – Ekonomimizin kırılgan parametreleri ilerleyen dönemlerde faizi yükseltmemize sebep olabilir. 2018 yılında yaşadığımız gibi bir anda yükselen kurlar ve beraberinde enflasyon bizi buna itmişti. Merkez Bankası aniden yaşanacak dalgalanmaları engellemek amacıyla kendine rahatça yükseltebileceği bir boşluk bırakmak isteyecektir diye düşünüyordum, hala öyle düşünüyorum Merkez Bankası her zaman bu fikri bir köşede tutuyor.
2 – Beklentiler ile gerçekleşenlerin uyuşmadığı bir ortam bulunuyor. Tüm ekonomik parametreler uzun zamandır beklentinin üstünde gerçekleşiyor. Bu durum da indirimin daha fazla olacağı yönünde fikrimi güçlendirmişti.
Sonuca gelirsek; TCMB’nin pandemi süreci içerisinde faiz indiriminin trend haline gelmesi, faize karşı olan siyasi uzaklık ve ekonomiyi canlandırma amacı ile bu temkinli adımına sevindiğimi söyleyebilirim. Yani yukarda belirttiğim nedenler sebebiyle daha yüksek bir indirim beklemiştim ama TCMB en az indirimi uygulamayı seçti. Faiz indirimlerinin, ekonomiyi canlandırma çabalarının, döviz kurlarına yapılan müdahalelerin ve piyasa araçlarına yapılan müdahalelerin sonucunun olumlu olmasını dilemek vatandaşlık borcumuzdur. Yine de doğrudan şaşmamak lazım.
Muhammed Yenice

