Hazır “Enflasyon” Açıklanmışken..

Dün gece ekonomik yorum yazmayı planlamıştım; ancak sabahı bekledim. Enflasyon ile birlikte gelsin istedim. Kısa bir süredir çalkantısız bir ekonomi seyrediyorduk. Yani aslında dalgalı denizin bir kaç saatliğine durgun, ama içten içe kızgın olduğu bir durum gibi. Bugün açıklanan enflasyon verileri ile yeniden ateşlenmeye başladık.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki; enflasyon bir ekonominin en büyük problemidir. Her türlü faydalı gelişmenin önüne set çekerek kalkınma için gerekli olan her şeyi daha başlamadan bitirir. Yıllık olarak yüzde 10,94 enflasyon oranına sahibiz. Tahminler de aşağı yukarı böyleydi. Ama tahminlerin aşağı yukarı olması çok da iyi bir şey değil. Daha tutarlı tahminler yapmak gerekiyor. Gıda ürünlerine olan talep dolayısı ile TÜFE’de yüksek oranlar çıkarken en düşük oran doğal olarak ulaşım alanında gerçekleşti. IMF’nin Türkiye için enflasyon beklentisi 2020-2021 için ortalama olarak yüzde 12, işsizlik tahmini yüzde 17,2 ve daralma beklentisi 2020 için yüzde 5 negatif ve 2021 için yüzde 5 pozitif. 


IMF’nin beklentileri çok sert tabi, ancak bizim beklentimiz de aşırı iyimser. Dolar şu an 7 seviyesini aşmışken, bizim yıl sonu tahminimiz 7,11 seviyesinde. Aynı zamanda yaşanacak daralma ile enflasyon yaşanması durumunda ortaya slumpflasyon çıkacaktır. Bu da ekonomik olarak en zon durumlardan biridir; çünkü büyümeye çalışırsanız enflasyon yükselir, enflasyonu durdurmaya çalışırsanız büyüme duraklar. Sanırım bu defa faizler ile düzeltebileceğimiz şeyler değil bunlar. Yaşanacak resesyon için bir kaçış olduğunu düşünmüyorum, küresel bir durgunluk yaşanacağı için hepimiz aynı gemideyiz yaklaşımı mevcut. 

Bir an önce döviz kaynağına olan ihtiyacımızı gidermemiz gerekiyor. Politik olarak bağlantılarımızı biz halk olarak anlayamıyoruz, çünkü şeffaf gerçekleşmiyor. Oysa ki ben politik olarak ilişkileri destekliyorum. Mesela diğer ülke başkanları ile belirli bir muhattaplık durumu olması diplomasi açısında iyidir. Ancak biz geleceğini göremiyoruz. Bugün IMF’den borç almamakta ısrar eden hükümet, ne düşünüyor merak konusu. Yaklaşan bir döviz borcumuz var. Ödemeyip çevirmeye çalışırsak yüksek bir faiz oranını kabullenmiş olacağız. İlerleyen zamanlarda yapılacak açıklamalara göre yeni bilgileri paylaşacağım. 

Şunu da unutmayalım; Dünya çapında yaşanan Koronavirüs problemi ile başarılı olarak başa çıkıyor olmamız bizim için pozitif geri dönüş olacaktır. Bunu da görmezden gelmemeliyiz. Hatta bu bir fırsat bile olabilir; eğer biz istersek pandeminin etkisinin daha yıkıcı yaşandığı ülkelere göre etkili bir dönüş yapabiliriz. 

Hisse senetleri Dünya genelinde riskten kaçış ile gerilerken, Amerikan Doları başta olmak üzere bir kaç güvenilir para değerini arttırmaya devam etti. Dünya genelinde yaşanan gelişmeler var. Çin’e kesilecek faturalar sonucunda, bu durum büyük ihtimalle Altın’a da yansıyacaktır. Vurguluyorum; bu bir yatırım tavsiyesi değildir. Sadece ekonomik gelişmelere göre yorum. Her zaman olduğu gibi yatırımcıların dikkatli davranmasını öneriyorum. Bizim tasarruflarımızı en çok kaybettiğimiz anlar kriz zamanlarını fırsata çevirmek için hızlı ve düşüncesiz davrandığımız anlardır. Kolay para kazanmak rahatça söylendiği gibi “kolay” değildir. Analiz kutsaldır, unutmayalım. 

Muhammed Yenice

Yorum bırakın