”366” Günlük Macerayı Kağıda Dökmek..

İki gün önce 2020’ye girişimizi yeni umutlarla birlikte kutladık. Aklınızda soru işareti kalmasın, ‘’366’’ günü vurgulamamın sebebi; ben de 365 diye söylerken öğrenmem oldu.2020’de şubat ayı 29 gün olduğundan bu yıl 366 günden oluşuyormuş. 365 günlük macerayı değerlendirmenin bir yolunu düşünürken, 366 günlük bir maceraya dönüşüverdi..

Bu yıl farklı şeyler olsun istiyorum, hepimiz gibi ve her yıl olduğu gibi. Tabi istediklerim iyi şeyler. Her konuda.. Biraz üzerine düşünürken, basit ama etkili olabilecek bir fikir geldi aklıma. 2020 yılını bir yıl olarak değilde, 366 ayrı gün olarak düşünmek ve her günü ayrı değerlendirmek. Bunun ancak yazarak yapılabileceği geldi aklıma. Kendinize verdiğiniz sözler uçup gitmesin yazılı kalsın diye..

Bu noktada önemli olan, günlük tutmak tabi günlük tutmadan da uygulanabilir. Her günü dolu dolu geçirmek, hedeflerinize ulaşmak için parçalara bölmek, her gün bunu yapacağım dediğiniz şeyleri yapmak veya içinizi dökmek için kullanabilirsiniz.

Günlük tutmanın bir çok faydası vardır, bilimsel olarakta kanıtlanmıştır.

James Pannebaker
  • Texas Üniversitesi, Psikoloji bölümündeki araştırmacılardan James Pannebaker harika bir şey kanıtladı. Düzenli olarak günlük tutmanın; ‘’T-lenfosit’’ hücreleri adı verilen bağışıklık hücrelerini güçlendirdiği kesin olarak kanıtlandı. Ayrıca ek araştırmalarda günlük tutmanın; astım ve romatizma, eklem iltihabı hastalıkları riski azalttığı saptandı. James Pennebaker diyor ki; “Üzücü ve stresli olaylar hakkında yazmak insanın, bu olaylarla barışmasını sağlıyor. Dolayısıyla psikolojik iyileşmeler, fiziksel sağlığa da yansıyor. Bu noktada kendinizle dertleşmeyi keşfetmiş oluyorsunuz. Birine anlatmak mı, kağıda dökmek mi daha faydalı bir bakın. Eğer akıl almak istiyorsanız, o konuda da okumaktan faydalanabilirsiniz.
  • Kitap okumanın üstüne çok konuşulur, ama yazı yazmak lafı bile edilmeyen bir olaydır. Oysa, her okumayı bilenin okuyabileceği gibi, her yazı yazmayı bilenin yazabildiği görülmemiştir. Yazmak marifet işidir demeyeceğim, ama ilgi, alaka ve bilgi istediği kesindir. Özellikle de okumak, yazabilmenin en etkili parçasıdır. Çünkü, ancak bilginiz var ise yazabilirsiniz.
  • Beynin sol kısmının, analiz etme konusunda ağır bastığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Yazı yazmanın bu konuya gelişim kattığını biliyor muydunuz? Çok şaşırmamak lazım, kağıda bir şeyler dökebilmek gerçekten de kolay değil çünkü. Analiz yapabilmek, sizlere problem çözebilme konusunda fayda sağlar. Bu hafife alınmaması gereken bir yetenektir. Bugün işe alımlarda dahi, problem çözebilme yeteneği size kişisel olarak büyük bir artı sağlıyor.
İnsanın kendi ile iletişim kurması..
  • Stanford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalara göre, yazma faaliyetinin konuşma becerileri üzerinde de birçok etkisi bulunuyor. Kendinizle iletişim kurmanın en basit yöntemi olan günlük tutmak sayesinde, iletişim becerilerinizi de geliştirmeniz mümkün.

Her günü ayrı ayrı düşünüp, dolu dolu geçirebilmek size bir yıldan fazla geliştirmiş olur. Her günün güzel bir sayfa ile kapandığını düşünün, ertesi gün güzel bir şeyler yazabilmek için çabaladığınızı..

366 gün boyunca bunu yapmak sizlere, hedeflerinize ilerlerken itici güç olacaktır. İlk gün hedeflerinizi anlatın, daha sonra yapacaklarınızı ve sonunda yaptığınızı yazın günlüğünüze. Her yıl bunu yapmak, sizleri bir sonraki yıla daha umutlu ve inançlı girmeye teşvik edecek, bir diğer yılda daha başarılı olmanızı sağlayacaktır.

Ben ilk günümü bir tecrübe ve bir çok hedef ile kapattım. Bugün yaptıklarım, gecenin sonunda bir sayfanın içerisinde anlatılacak ve sonsuza dek orada yaşayacak.

2020’nin ilk yazısı olan, benim de yanlış bildiğim bir şeyin doğrusu ; ‘’366  günlük macerayı kağıda dökmek’’ sizlerin günlük defteri alırken 365 değil 366 sayfalık almanız gerektiğini anlatabilmiştir umarım.

Dertlerinizi değil, hedeflerinizi, mutluluk ve başarılarınızı yazdığınız bir 2020 günlüğü dileklerimle..

Muhammed Yenice

Yorum bırakın