Kutlama Mı, Yas Mı ?

Bugün 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü.. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı vererek Dünya’ya örnek olduğumuz bir gün. Bence sizde; üzgün, düşünceli, kaygılı ve öfkelisiniz. Yaşanan vahşetler, bu günün kutlanmasının değil de, gittiğimiz cehennemin habercisi sanki.

2016, 2017 ve 2018 yıllarında 726’sı polis, 206’sı jandarma kayıtlarına geçen toplam 932 kadın cinayeti işlenmiştir.

Yukarıda doğru ama acı veren bir veri var. Bunlar için; ”haketmiştir”, ”idam gelsin”, ”devlet suçlu” gibi yorumlar gelse de ben böyle düşünmüyorum. Bu vahşetin tek bir açıklaması var; eğitimsizlik ve bilinçsizlik. Açıkçası eğitimden kastım herkesin doktora yapmış olması falan değil. Küçük bir çocuk daha okula gitmeden bile, birine zarar vermenin kötü olduğunu biliyor ise 30 yaşında birinin şiddete yönelmemesi için profesör olmasına gerek yok. Bu durum sadece Türkiye’de yaşanmadığı için ”devlet suçlu” söylemini yanlış bulmuyorum, fakat desteklemiyorum. Adalet sistemi eksikliği tabi ki her suçun içerisinde barınır. Ancak ben hatanın hepimizde olduğunu düşünüyorum. Bunu neden desteklemediğimi şu şekilde açıklayacağım; gördüğüm ve şahit olduğum kadarıyla, sokakta veya oturduğu apartmanda bir şiddet olayı yaşandığını farkettiğinde ”banane” deyip uzak duracak insanlar, kamuoyu yaratmaya geldiklerinde, müthiş derecede fedakar olabiliyorlar. Ben tam olarak çevrenin bu durumlara sessiz kalmaması gerektiğini düşündüğüm için, devlet bana önemli ama bir sonraki aşama olarak görünüyor. İnsanlar istedikleri ve oldukları şekilde yönetilir çünkü, çoğunluk olarak…

Eğitim konusuna dönmem gerekirse;

Eğitimsizlik doğru verilere göre; bu rakamlar şok edici. Ama bu eğitim nasıl bir eğitim, bilemiyoruz. Biz doğruya uzak kalmayı seven bir milletiz. Sosyal medyada ”Norveç’te doğmak” ile ilgili çok fazla espri yapılıyor. Yaşadığımız yerden memnun değiliz ve imkanımız olsa anında oraya gideriz. Biz hep birlikte oraya gidersek, bir fark kalmaz. Çünkü, orası yine bizimle dolacak ve aynı şeyler yaşanacak. Şimdi anlıyor musunuz insanın neden önemli olduğunu. Çocuğunu karşısına alıp, kadına şiddet ile ilgili konuşan hatta şiddet ile ilgili konuşan kaç insan var ? Çocuğunun yanında eşiyle tartışmayan, kızını babasından korkutmayan kaç ebeveyn var ? Bunlar ciddi sorular. Eğitimsizlik bu işte, eğitimsizlik çocuk yaparken düşünmemek. Çocuğu nasıl yetiştireceğini değil, nasıl doyuracağını düşünmek. Eğitimsizlik; bana dokunmayan yılan bin yaşasın derken, bin yaşayan yılanın eninde sonunda kendisine dokunacak olduğunu bilememektir. Eşini sırtında taşıyan yaşlı amcalar görüyoruz. Belki hiç eğitim görmemiştir, eğitimsizliğine kurban olmak istersiniz. Öte yandan lüks arabalarda kadına şiddet gören üst düzey insanlar var, ne acı değil mi ?

Bu durum; idamla, kesmeyle, doğramayla çözüm bulmaz. Bu ilkel yöntem, ”en fazla öldürülürüm” düşüncesine yol açar ve sonucunda suçun devamını sağlar. İdam; suçluyu öldürür, suçu değil. Suçu öldürmenin tek çaresi de eğitim ve bilinçtir.

Öldürülen, katledilen ve yazarken hatırlamaktan kaçındığım şeylere maruz kalan genç kızlarımızı düşünmek, hatırlamak ve bu konuda kolları sıvamak hepimizin görevidir. Ama gelin kabul edelim, genelleme yapmıyorum, ama bizler sadece sosyal medyada konuşuyoruz. Kamuoyu oluşturup, bir kaç fedakar ünlüye paslayarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Sizce yeter mi ? Biz arkadaş grubumuzda konuşuyor muyuz bu konuları, boş konulardan kafamızı kaldırıp; şiddeti gündeme getirebiliyor muyuz ? Kalitesiz bir oyuncu, sizce de daha çok konu olmuyor mu ?

Bilinçli bir toplum, bu vahşetlere göz yummaz veya sadece yazmaz. Bilinçli bir toplum gerçekten aklını başına devşirerek kendini sorgular, yapabileceklerini analiz eder. Bu vahşet ile karşılaştığında bir şeyler yapmak yerine; korkmayı ve kaçmayı tercih edenler, er yada geç bu vahşetle karşılaşacaklardır.

Soru işareti olan cümlelerin tümü; benim içimin ve toplumun kanayan yaralarıdır. İnsana, hayvana, kadına, çocuğa, doğaya karşı nasıl davranmamız gerektiğini veya ne kadar bilinçli yaklaşmamız gerektiğini er ya da geç anlayacağız. Ben iş işten geçmeden anlamamız için iki öneride bulunuyorum;

  • İyiler, kötüler kadar cesur olduklarında, Dünya iyi bir yer olacaktır.
  • Eğitim, eğitimden kastım; bilinçli ve bir insanı karşımıza alıp toplumsal konularda bilinçlendirebilecek seviyede olmaktır.

Cinayete kurban giden tüm kadınlarımızı; aklımızın bir köşesine kazımak kaydı ile anıyorum. Güzel yarınların savaşçılarıdır onlar.

Muhammed Yenice

Yorum bırakın