
Bugün katıldığım “Dijitalleşme Yönetimi ve Kırılma” isimli zirvede; dijitalleşmenin önemini, nerede olduğumuzu ve treni kaçırırsak nerede olacağımızı daha doğrusu olamayacağımızı daha iyi anladım. Bu zirve için Sayın hocam Dr. Işın Çelebi’ye teşekkürü bir borç bilirim.
Dijitalleşme, ulaşılabilir bilgilerin okunabilecek şekilde dijital ortama aktarılması sürecidir. Tabi bunu bu şekilde söylemek kolay. Fakat; kişisel veri takibi, yönetim, pazarlama, bilim, planlama ve sayamadığım bir çok alanda çok kıymetli bir adımdır.
Uzmanlar sayısal rakamları paylaştıklarında umutsuzluğa kapıldım. Fiber altyapı durumumuz, ar-ge, inovasyon vb çalışmalarımız yetersiz durumda imiş. Tabi umut verici durumlar da var. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ve bağlı departmanların kurulması gayet pozitif durumlar. Yine de dünyanın gidişatını görmezden gelmek, yıkıma sebep olabilir. Dünya ile farklı yönlere gitmemeye dikkat etmeliyiz. Ben edeceğimizi umuyorum. Bu konuda bireysel olarakta bilinçli olmalıyız.
Prof. Dr. Erdal Arıkan’ın üzerine yenilik kattığı, ödül aldığı ve teknolojiye yeni bir ivme kazandıran “5G” teknolojisi ile birlikte; 1000 misli daha fazla veri taşıma kapasitesi yaratılacak. Fakat 5G için Fiber altyapı artışı gerekmekte. Benim dinlediğim rakamlar fiber altyapı konusunda eksik olduğumuzu gösteriyordu, bu da bir umutsuzluk oluşturdu benim için. Yine de zaman içerisinde ayak uyduracağımızı ve üzerine düşeceğimizi umut ediyorum.
Dijitalleşmenin ilerleyişi ile ortaya çıkacak yeni meslekler de göz önünde bulundurulmalı. Dinlediğim bir çok uzman; artık öğrencilerin ve gençlerin üzerinde çalıştıkları konuları değiştirmeleri gerektiğini savunuyor. Örnek vermek gerekirse; coğrafya bilgisi çok önemlidir, fakat ulaşılması kolaydır. Yazılım da çok önemlidir, fakat yazılım bilgisine kolayca ulaşamazsınız. Üzerine çalışmanız, zaman ayırmanız gerekmektedir. Gelişen dünyanın trendleri, bilim alanları ve meslek konusunda da bizleri farklı bir yöne sürüklüyor.
Çin bu konuda gayet iyi. Teknolojiye uyumu ve yarattıkları takdire şayan. Her türlü ticaret savaşına karşın ayakta kalabilmeyi başarabiliyor. Şimdiden sonra Blockchain’e yatırım yapacağı ve kripto para üreterek ilerleyeceği düşünülüyor. Bu durum Çin için büyük bir atak. E-ticaret rakamlarında rekorlar kırıyor, keza dün bir günde 38 M$ satışla rekor kırarak, yalnızlar gününde en çok satış yapan firma; bir Çin firması oldu. Yapay zeka konusunda ki yatırımlarıyla birlikte zamanla dünyada yapay zekaya en çok yatırım yapan ülke olması bekleniyor.
Finans ve Bankacılık Dünyası aynı şekilde bu gelişimlerle farklı bakış açılarına gereksinim duyacaktır. Yapay zeka; finans sektörüne farklı bir ivme kazandıracaktır. Aynı zamanda dijitalleşmenin büyük tasarruf sağlayacağı da düşünülüyor ve ön görülüyor. Tabi bir yandan Fintech (Finansal Teknoloji) finansal hizmetleri iyileştirmek amacıyla teknolojiden yararlanan yeni finans endüstrisidir. Geleneksel sistemler ile rekabet eden Fintech’ler, tüm dünyada müşterilerine kolaylık sağlamak için teknoloji ile birlikte hareket etmektedir. Bankacılık kuruluşları, “Güven” konusunun dijital konularda çok önemli olduğunu ve tercih edilmesine etkide bulunduğunu belirttiler. Tabi zamanla paranın nasıl bir hal alacağını göreceğiz. Benim düşüncem de bir şeylerin değişeceğinden yana, fakat güven konusu bence de parasal konuların başında gelir ve tercihlere büyük etkiler yaratır.
Teknoloji ve dijitalleşme gibi kavramlar hassasiyetle yaklaşılması gereken kavramlardır. Bugün geldiğimiz noktada; her durumda bu kelimeleri kullanmak değersizleştirmekten ve önemini kaybettirmekten öteye geçmiyor. Gidişata ayak uydurmanın farklı yaklaşımlarla gerçekleşeceğine inanıyorum.
Muhammed Yenice

